Eli Kanlı Bir Katil Olarak Stalin

Eli Kanlı Bir Katil Olarak Stalin 

5 Mart 1953, Sovyetlerin Gürcü asıllı kızıl faşist canisi, diktatör Josef Stalinin ölümü.

Stalin, Sovyet-Rus emperyalizmi altında yaşayan halkların katilidir. 2. Dünya Savaşı’nda 26 milyon Sovyet vatandaşın ölümüne sebep olan Stalin, uyguladığı tarım politikalarıyla Ukrayna ve Kazakistan’da 10 milyondan fazla insanın ölümüne sebep olan azılı bir Türk düşmanı olarak da biliniyor. Kırım’daki yüz binlerce Tatar Türkünün sürgün ve soykırımı emrini verdiği gibi; Ahıska Türklerinin, İnguşların ve Çeçenlerin zorla evlerinden edilip yollarda ölmelerinin de sorumlusudur.

Hitler’in II. Dünya Savaşında neden olduğu ölümlerden belki de daha fazlasına neden olmuştu. Ancak Yahudi lobisi Hitler’i lanetlerken, Stalin’i her zaman bunun dışında tuttu.

Stalin döneminde Batı Türkistan bozkırlarında 1928 yılında başlayan katliamlar ise başka bir sorundu. Stalin’in anlamsız bir biçimde rejimi koruma çabaları nedeniyle on binlerce insan işkencelerden geçiriliyor ve bu işkencelerde sağ kalanlar ise işlemedikleri suçları itirafa zorlanıyordu. Özellikle Kazakistan’da 1928 yılında başlatılan represya (baskı) döneminde birçok Kazak aydın cezaevlerinde tutulmuş, sürgüne gönderilmiş ve öldürülmüştü.

Stalin’in politikaları 1928’de bitmemiş, bilakis 1937-1938 yılında daha büyük bir zulme dönüşmüştü. Bu iki yıllık süre içerisinde tutuklanan ve öldürülen insan sayısı tüm Sovyet döneminde tutuklanan insan sayısından neredeyse altı kat daha fazlaydı. 1937-38 döneminin bir diğer özelliği de, Kazak aydınlarının bu dönemde sistemli olarak tutuklanıp “halk düşmanlığı” suçlamalarıyla yargılanmaları ve öldürülmeleri olmuştu. Seken Seyfulin, Ahmet Baytursınov, Mağcan Cumabay, Turar Rıskulov, Şekerim Kudayberdiulı, Mirjakıp Dulatov, Alihan Bökeyhanov gibi önemli yazar, şair ve düşünürler işkence altına alınmış ve daha sonra da öldürülmüştü. Okullarda yanlış ders verdiği söylenen öğretmenler de kurşuna dizilmiş, bu kişilerin cesetlerini taşıyarak mezarlara gömen şoförlerin de öldürüldüğü ortaya çıkmıştı. Buradaki amaç, mezar yerlerinin tespitinin yapılmamasını sağlamaktı. Stalin’in zulmü dayanılmaz boyutlara ulaştığındaysa bir milyondan fazla Kazak; çareyi İran, Afganistan ve Çin’e göç etmekte buldu.

Stalin döneminde yaşananların sistematik şekilde yapılan devlet terörü olduğu artık genel olarak kabul edilmiştir. Bu uygulamaların en önemli sahasını teşkil eden GULAG çalıştırma kamplarının faaliyetleri Sovyet döneminde oldukça gizli tutulmaya çalışılmıştı. 90’lı yıllardan sonra buzlar erimeye başlayınca gizli dosyalar da ortaya çıktı. Ancak hâlâ araştırmacılar, bu olayların boyutları hakkında hemfikir değil. Soljenitsin’in yazılarında Stalin dönemindeki siyasi kurbanların sayısını (buna idam edilenler, sürgüne uğrayanlar, cezaevlerine gönderilenler dâhil) 15 milyon olarak belirlemiştir.

Stalin’in iktidarda kaldığı 28 yıl içinde, ölen insan sayısının 50 milyonun üzerinde olduğu biliniyor. Onun döneminde Batı Türkistan’da 14 bin câmi, Kafkasya ve Kırım’da 8 bin, Tataristan’da ve Başkurdistan’da 4 bin câmi yıkıldı veya tahrip edildi. Katledilen müslüman din âlimlerinin sayısı ise 270 binin üzerindeydi. Bununla da yetinmeyen Stalin, bir kısmını Sibirya’da -65 derece soğuğun hüküm sürdüğü kamplara sürgün ettirdi. Stalin; Buhara, Semerkand, Hokant, Kazan, Hayve, Ufa, Bakü, Taşkent, Bahçesaray, Derbent, Timirhan, Kaşgar, Alma Ata, Tirmi gibi şehirlerde mevcut olan milyonlarca Kur’ân-ı Kerîm ve hadis kitapları başta olmak üzere bütün dinî eserleri toplattırıp yaktırdı, ayaklar altında çiğnetti.

Bugün ülkemizde ise ne acı ki, böyle eli kanlı bir diktatöre sayısız övgüler dizen insanlar var.

Yücal TANAY

 

Share Button

Yorum yaz

Göndermeden önce alttaki eksik işlemi tamamlayınız. *

Ebed Bizimdir - Kuzey Kafkasya bölgesi ağırlıklı olarak, Türk-İslam coğrafyasından özel haberler, yorumlar ve makaleler.