40 Hadis – Bereket

40 Hadis – Bereket
  • 17.05.2019
  • 137 kez okundu

40 Hadis-i Şerifte Bereket ve İlâhi Rahmet

01- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: Yemek sofranıza hepiniz toplanınız (bir araya geliniz) ve yemeğe başlarken de Allah’ın ismini anınız (Bismillahirrahmanirrahim), eğer böyle yaparsanız yüce Allah o yemeği sizin için mübarek kılar.
(Ebû Dâvûd, Et-Tâc El-Câmiu’l Usûl, sünen-i İbn Mâce, El-Camiu’s-Sağir, Terğib ve Terhib)

02- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: Yemekten önce temizlik; elleri yıkamak ve sonra da yine temizlik elleri yıkamak ile meydana gelir.
(Ebû Dâvûd, Et-Tâc El-Câmiu’l Usûl)

03- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Bereket ve bolluk Allah tarafından yemeğin ortasına iner; öyle ise yemeyi ‘Tabak, sahan veya tepsinin’ etrafından, yani, kenarlarından ve önünüze gelen kısmından yiyiniz, ortasından, tepesinden yemeyiniz.”
(Tirmizî c2, shf3,Ebû Dâvûd, İbn Mâce, Et-Tâc El-Câmiu’l Usûl, Kenzu’l-Ummal)

04- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Sizden biriniz yemek yediği zaman (eğer parmakları ile yediyse, bulaşmış olan) parmaklarını (ağzı, dili, dudakları ile) yalasın (peygamber efendimiz çoğunlukla üç parmağıyla yerlerdi) zira o kimse, yediği yemeğin bereketi, o nimetin parmakların hangi kısmında olduğunu bilemez.”
(Tirmizi c2,shf2, Sahîh-i Müslim c6 shf115,, El-Meşarik c1,shf269)

05- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Sizden biriniz, lokması elinden yere düştüğünde, hemen o lokmaya yapışan (taş ve toprak gibi insana) eza ve zarar verecek olan şeyleri gidersin ve sonra o lokmayı yesin. (sakın yere düştü diye) onu şeytana bırakmasın. Ve elini mendille silmeden önce parmaklarını yalasın, çünkü o yemeğin neresinde bereketin olduğunu bilemez.”
(Sahîh-i Müslim c6 shf115, El-Meşarik c1, shf 295)

06- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Ekmeğe ikram-hürmet ediniz! Çünkü yüce Allah, şüphesiz o ekmeği Gök’ün bereketlerinden indirdi ve yerin bereketlerinden çıkardı.”
(Hakîm, Câmiussağîr c1,shf92)

07- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “(Yenilecek) yemeği soğutunuz. Zira yakan (çok sıcak olan) yemekte bereket yoktur…”
(Kenzu’l-Ummal c8,shf3, El-Camiu’s-Sağir c1 shf 77)

08- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Ebu Musa Radiyallahü Anha dedi ki: benim bir oğlum doğdu, ben hemen çocuğu alıp Rasulullah Sallallahü Aleyhi Vesellem’e getirdim, fahri âlem (alemin övüncü) efendimiz, oğluma ibrahim adını verdi ve hurma ile çiğnem yapıp ağzına çaldı ve yavruya hayır ve bereket ile dua buyurdu, sonra çocuğu bana iade etti”
(Buhâri c6 s216 )

09- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki:
“Bereket bu üç şeyde de vardır:
1- Cemaatte,
2- Serit (Tirit) denilen yemekte,
3- Sahur yemeğinde. ”
(Sünen-i Tirmizî c2, shf5, Terğib ve Terhib c2, shf260, El-Camiu’s-Sağir c2,shf219)

10- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Seher vaktinde (Yani gerçek fecrin doğuşundan önce) cenabı hakkın ilahi şefkati olan nimetlerden yiyiniz, zira “sahur” yemeğinde, muhakkak, bereket vardır. ”
(El-meşarik c2, shf276, Buhâri c2 s216, Müslim c2 s32)

11- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Sizden biriniz, iftar vaktinde oruç açarken, orucunu hurma ile açsın, zira, hurma berekettir, eğer hurma bulunmazsa, su ile iftar etsin, zira, su temizdir ve temizleyicidir. ”
(Müsned-i Ahmed, İbni Hibban, El-Camiu’s-Sağir c1 shf290)

12- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Yemeğinizi ölçünüz-tartınız, sizin için hayır ve bereket meydana gelir.”
(Meşarik Buhâri c3 s20)

13- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Benim ümmetim için (hayırlı ve mubah işleri yapmak hususunda) erken vakitlerde hareket edip davranmak “Allah tarafından” mübarek kılındı. (Yani, başarmanın, feyiz ve bereketin devam ve kararlılığı ihsan olundu)”
(Taberani-Evsat, Fethul Kebir c2 shf9, El-Camiu’s-Sağir c3 s208)

14- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Zeytinyağını yiyiniz ve onunla yağlanınız, zira, o yağ mübarek bir ağaçtan meydana gelmiştir. ”
(Sünen- İbn Mâce shf246, Şemail shf118, Et-Tâc El-Câmiu’l Usûl c3 shf14)

15- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Satıcı ile alıcı birbirinden ayrılmadıkça -”yahut ayrılana kadar”- anlaşmalarını bozmakta serbesttirler. Bunlardan her biri, doğru dürüst olup ta her şeyi öbürüne açıkça söylerlerse, bu alış veriş kendilerine mübarek kılınır. Eğer iki taraf, malın halini ve ayıbını gizler de yalan söylerlerse, işte bu alış verişlerinin bereketi giderilir… ”
(Sahih Buhâri c3 shf16-17, Sahih Müslim c1 shf447)

16- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Sen, evine, aile halkına vardığın vakitte onlara selâm ver; senin bu selâmın hem sana, hem de evinin halkına hayır ve bereket olur…”
(Et-Tâc El-Câmiu’l Usûl c5 shf261)

17- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Feyiz ve bereket, sizin büyüklerinizle beraberdir…”
(İbn-i hibban-Sahih, Ebu Nuaym-Hilye, Hakim-Müstedrek, Beyhaki-Şuabil İman, El-Camiu’s-Sağir c2 shf220)

18- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Üç şey vardır, kim ki, Allah’ın fazilet ve keremine güven, Allah’ın rızasına ulaşma, sevap ve iyiliklerini elde etmek gayesiyle, o üç şeyi yapabildiyse, yüce rabbe lâyıktır ki o kimseyi geçiminde ve diğer konularda; ilahi rızasına eriştirmek suretiyle yardım ve destek vererek, ömründe ve rızkında ona feyiz ve bereket verecektir…

1- Üç şeyden birincisi hürriyetini kaybetmiş “köle, mazlum, mahpus-tutuklu olanlar gibi…” Bir kimseyi, Allah rızası için hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah’ın kuvvet ve kudretine güvenerek, sevap ve iyilikler kazanmak maksadıyla onları kurtarmaya çalışıp çabalamak, sebeplere yapışmak ve girişimde bulunmak.

2- İkincisi, yine Allah’ın fazlı ve yardımına dayanarak, hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah’ın rızasını elde etmek için – geçinmek ve rızık tasası çekmeyerek ve Allah’a tevekkül ederek-dayanarak – evlenmek.

3- Üçüncüsü, “beylik-devlete”e âit olup boş kalmış arazi’yi, hükümetin izin ve müsaadesi ile sevap ve hiçbir noksanlığı olmayan Allah’ın rızasını elde etmek için işlemek.

İşte bu üç şeyi yapan kuluna, – yüce Allah şüphesiz lâyık ve uygundur ki – yardım eder ve ona her konuda çok hayır ve bereket ihsan eder-verir… ”
(Taberani-Evsat, El-Camiu’s-Sağir c3 shf291)

19- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Ey Ümmü-Hani Radiyallahü Anha; elinden gelirse koyun edin -besle-, zira onda hayır ve bereket vardır…”
(İbn-i Cerir, Taberani, Beyhaki, İbn-i Mace, Müsned-i Ahmed c6 shf343, Fethul Kebir c1 shf29, El-Camiu’s-Sağir c1 shf112)

20- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Bereket, atların alınlarındadır…”
(Buhâri c3 s197, Müslim c2 shf95, Meşarik c2 shf96)

21- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Ekiniz, biçiniz -ziraatla meşgul olunuz- zira ekip biçmek çok mübarek bir iştir ve ektiklerinizi -zararlı kuşlardan ve hayvanların telef ve helak-yok etmelerinden korumak için- bostan korkuluklarını çokça yapınız…”
(Sünen, İbn Davûd, El-Camiu’s-Sağir c1 shf190)

22- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Kadınların en hayırlısı ve bereketlisi, kocasına zahmet ve ağırlığı en az, geçimi de kolay olanıdır.”
(Müsned-ahmed, hakim, Beyhaki, El-Camiu’s-Sağir c1 shf5)

23- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Dünya, tatlı yeşil çekici bir nesnedir. Kim ki onu hakkıyla alırsa, o kimse için, o dünya mübarek kılındı, lâkin dünyaya ve nefsin şehvetlerine çok dalanlar vardır ki, kıyamet gününde onlara nârdan-ateşten başka bir şey kalmaz ”
(Sahih Müslim c2 shf32, Meşarik c1 shf95)

24- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Din kardeşinizin, size karşı yaptığı iyiliğe, siz de iyilikle karşılık veriniz; ona bereket ile dua ediniz, zira, bir kimsenin yemeği yenildiği, suyu içildiği vakit, sonra ona, bereket ve hayır ile dua edildi mi onlardan, onun alacağı sevap ve mükâfat, işte odur.”
(Sünen-i Ebû Dâvûd, beyhaki, El-Camiu’s-Sağir c1 shf 151)

25- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Sizden biriniz evlendiği vakit, onun akraba ve kardeşleri, “yüce Allah seni eşin hakkında mübarek kılsın, eşinin geçindirme, yaşatma ve geçiminin iyi olması hususunda da, senin üzerine, bereket ve rahmet ihsan buyursun” diyerek dua etmelidir. ”
(Sünen-i İbn Mâce shf118, Sünen-i Nesai c6 shf128, El-Camiu’s-Sağir c1 shf316)

26- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Sizden biriniz sefere – yolculuğa – çıktığında din kardeşlerine veda etsin, zira, yüce Allah, onların dualarında yolcu için “hayır – bereket”, “canı koruma”yaratır… ”
(Deylemi fi müsnedi firdevs, El-Camiu’s-Sağir c1 shf 333)

27- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Sizden biriniz yemeğe-ziyafete- davet edildiği vakit, derhal icabet etsin (katılsın). Eğer, misafir -davet edilen kimse- muftır -yani, oruçlu değil ise, hemen oturup yesin, oruçlu ise onlara yani, hane ve sofra sahiplerine bereket ile hayır dua etsin…”
(Taberani fil kebir, Meşarik c1 shf278, El-Camiu’s-Sağir c1 shf346)

28- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Sizden biriniz, kendi nefsinde yahut malında yahut kardeşinde -öz kardeşinde, ya din kardeşinde – hoşuna giderek beğendiği güzel bir şey görecek olursa, onlara bereketle hayır dua etsin! Zira nazar (isabeti ayn) gerçektir, vardır…”
(Buhâri, Muslim, Ebû Dâvûd İbn-i Mace, Taberani fil kebir, Meşarik c1 shf278, El-Camiu’s-Sağir c1 shf346)

29- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Bakara Sûresi’ni okuyunuz. Zira o sûreyi okumak ve gerekeni ile amel etmek berekettir, terk etmek ise -dünyada ve ahirette- hasrettir. “Batale” sihirbaz olanların buna kudretleri (güçleri) yetmez.”
(Et-Tâc El-Câmiu’l Usûl c4 shf15, Müsnedu Ahmed, Taberani, Fil Kebir, Ebu Yala, Müsned, Beyhaki, Fi Şabul İman, El-Camiu’s-Sağir c2 shf64)

30- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Hamuru – biraz su ve un katmak suretiyle – yenileyiniz, – çok yoğurup – kuvvetlendiriniz. Zira -hamurda yapacağınız- bu ameliyat bereket oluşması için en büyük bir çare ve vasıtadır.”
(İbul Esir Finnihaye c3 shf118, İbnu Adiyy Filkamil, El-Camiu’s-Sağir c2 shf196)

31- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Şüphesiz, yüce Allah Celle Celâlhüh, bereket sebeplerinden bu üç şeye vasıta ve sebepler yönünden de bereket indirdi. Onlar da, koyun, hurma ve ateştir.”
(Taberani fil-Kebir, El-Camiu’s-Sağir c2 shf216)

32- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Şüphesiz, Allah cc, size, lütuf ve yardımından vermiş olduğu rızık ve nimet ile sizleri imtihan ediyor. Eğer, kul ‘cenabı hakkın size paylaştırıp verdiğinimete razı olursa, o nimet ve rızık, “min tarafillâh-Allah tarafından” o kimse için mübarek kılındı ve genişletildi. Eğer, o kul “nahnü kasemnâ-biz paylaştırdık”ya razı olmayıp – hırs, tâmâ’-aç gözlü, hased ederek kulların haklarına saldırırsa – onun için o nimet hem mübarek olmaz, hem de âleme rızık veren Allah, verdiğini artırmaz. ”
(Beyhaki fi şa’bul iman, El-Camiu’s-Sağir c2 shf 281)

33- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Mümasaha (musafaha) -el ele tutuşmak- da bereket vardır.”
(Sünen-i Ebi Davud, Muvatta’ Li İmam Malik, El-Camiu’s-Sağir c3 shf 220)

34- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Gölgeye dön -yerini değiştir- zira gölgeye gelmek mübarektir!”
(Hakim fil müstedrak, El-Camiu’s-Sağir c3 shf 234)

35- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Yalan yere yemin etmek, gerçi eşyanın sürümünde – satışında – fayda verir gibi görünür, ama gerçekte, o alış verişin bereketini eksiltir veya büsbütün giderir. ”
(Buhâri c1 s11, Müslim, Sünen-i Ebû Davûd)

36- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Rifk ve mülâyemet (yumuşak ve talîlîk) ile muamelede (karşılıklı ilişkilerde), bolluk ve bereket vardır. Kim ki bu rıfk ve mulâyemetten mahrum olursa, hayır ve bereketten de mahrum olur.”
(Buhâri c3 s11, Müslim, Süneni Ebû Davûd)

37- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Rasûlüllah efendimize süt takdim edildiği-sunulduğu vakit, “Bir bereket veya iki bereket vardır diye buyururlardı. ”
(İbn Mâce shf 246, El-Camiu’s-Sağir c5 shf 88)

38- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Hurma ve sair meyveli ve meyvesiz ağaçlar, sahipleri, yani, o ağacı ilk dikenleri ve ondan sonra gelen çocuk ve torun varisleri için, Allaha şükür ettikleri müddetçe, bereket, hayır ve menfaat getirir ”
(Taberani fil kebir, El-Camiu’s-Sağir c6 shf 298)

39- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Benim ümmetim, mübarek bir ümmettir, bilinmez ki hayrü bereket onların evvelinde -başında mıdır, yoksa âhirinde -sonunda- mıdır?
(İbn Asâkîr-Mürselen, El-Camiu’s-Sağir c2 shf 184)

40- Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Rasûlüllah efendimizin önünden sofrası kaldırıldığı -bir rivayette kendisi kaldırdığı – vakit bu dua ile dua ederdi: Allah’ım, hamd senindir, riyadan sâlim -temiz ve – kendisinde; feyiz ve bereket olan hamd ile sana çok hamd ederiz. Bize yeter derecede nimet veren ve bize eziyet veren şeyleri defeden ve bizi suya kandıran, yüce Allaha hamd ederiz, rabbimiz – divanından – reddedilmeyen, yani kabul buyurulan, fazl ve nimeti inkâr edilmeyen ve terk olunmayan, yani taraf olunan ve kendisine ihtiyaç duyulan hamd ile sana” sondan sonra bir kere daha” hamd ederiz ”
(Buhâri, Ebû Dâvûd, , İbn Mâce, Müsnedi Ahmed, El-Camiu’s-Sağir c5 shf136)

 

Facebook ile yorum yapın:

Etiketler: 40 Hadis / Bereket / Rahmet / Ramazan

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Göndermeden önce alttaki eksik işlemi tamamlayınız. *