Anzor Maskhadov: Çeçenlerin Anlatacakları Var

Çeçen Cumhuriyeti İçkerya’nın Genelkurmay Başkanı ve 3. Cumhurbaşkanı şehit Aslan Maskhadov’un sürgünde yaşayan oğlu Anzor Maskhadov, Anastasia Svetlevskaya ve Dmitry Svyatnenko isimli gazetecilere açıklamalarda bulundu. Röportajda Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı yanından, kamuoyunda merak edilen Çeçenler arasındaki meselelere de açıklık getirdi. Röportajın büyük bir kısmını aşağıda sadeleştirdik.

Anzor Maskhadov. Şehit Aslan Maskhadov’un oğlu.

Anzor, uzun süredir Avrupa’da yaşıyorsunuz. Bize Çeçenlerin, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal girişimine nasıl tepkiler verdiklerinden bahseder misiniz?

Bu işgali, acı verici bir şekilde kendi devletimizin işgali gibi görüyoruz. Biz de aynı bombalar ve aynı füzelerle vurulduk. Aynı acıları çektiğimiz için, insanlar haberleri izliyorlar ve onlar için endişeleniyorlar. Ve bu savaşın, Putin ve Rusya yüzünden çekilen son acı olmasını, Rusya’nın bu savaşla birlikte yıkılmasını ümit ediyorlar.

Sadece Avrupa’da yaşayan Çeçenler değil, aslında Çeçenya’da yaşayan Çeçenler de bu işgali desteklemiyorlar. Ama konuştukları an zulme uğrayacaklarından korktukları için susuyorlar ve bu konu hakkında konuşamıyorlar.

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı ile İçkerya’ya saldırısı arasında benzerlikler var mı? 

Biz ülkemizde normal bir şekilde yaşıyorduk. Ruslar saldırana kadar her şey sakindi. Savaşı biz başlatmadık, Ruslar başlattı. Cahar Dudayev, ihtiyacımız olan bir liderdi ve başımızdaydı. Bizim kadar, başka milletler de ona saygı duyuyorlardı. Genel durumumuz iyiydi. Sonra Yeltsin ortaya çıktı. Rus Devleti “her halk kendi kaderini belirleyebilir” diyerek bunu tüm dünyaya duyurdu. Ve biz de egemenliğimizi ilan ettik.

Rusya bu kararımıza önce saygı duydu. Ama 1994’te “anayasal düzeni tesis edeceğiz” diyerek ülkemize saldırdılar. Bizim anayasal düzenimizde bir sorun yoktu, olsa bile bu Rusya’yı ilgilendirmezdi; zaten bu yüzden bize hiçbir şey sormadan doğrudan ülkemize saldırdılar.

Gerekçeleri(!) bu gün Ukrayna için söyledikleriyle aynıydı. Bizim için de “Çeçenya’da ırkçılar ve teröristler Ruslara soykırım yapıyorlar” dediler.

Saldırıdan sonra dünyanın her yerinden Rusya’ya barış çağrıları yapıldı. Rusya savaşı devam ettirdi ama askeri açıdan yenildi ve Çeçenya ile Rusya arasında barış anlaşması imzalandı. 1997’de de birçok ülkenin gözlemcileri eşliğinde ülkemizde seçim yaptık. Babam ve Yeltsin arasında bütün dünyanın önünde anlaşma yapıldı. Babamın seçimleri kazanmasını kutlayanlar arasında çok sayıda Rus yetkili ve siyasetçi vardı. Onların babamı kutlama telgrafları bile hala duruyor. Üstelik tüm belgelerde Çeçen Cumhuriyeti İçkerya ibaresi var.

Ama sonra Putin iktidar olmak istedi…

Babamın dediği gibi, ikinci savaş aslında 1996’da planlanmıştı. Putin’in başlattığı ikinci saldırı önceden planlandığı için Rus ordusu Çeçenya’dan tamamen çekilmemişti. Görünürde Çeçenya’dan çekildiler ama sözde çekilen tüm Rus ordusu ülkemizi kuşatmış haldeydi. Ve sonra bizi terörle suçlamaya başladılar.

Bu suçlamalara sebep olan, adam kaçıran ve terör faaliyetleri yürüten bazı şahıslar vardı ama bunlar ülkemizde görevi olmayan kişilerdi. Kendi elleriyle ülkelerine kötülük yapan bu insanlar bu gün Kadirov ve Putin için çalışıyorlar. Bunları isim isim sayabilirim.

Rusların Çeçenya’da yaptıklarıyla Ukrayna’da yaptıkları birbirine benziyor mu? 

Bildiğiniz gibi; aynı şeyler oluyor. Ama aslında bizim durumumuz daha ağırdı. Hiçbir destek göremeden, makinalı tüfekler ve RPG ile savaşabildik. Uçaklarına karşı ise hiçbir silahımız yoktu. Zaten Rusya bu sayede topraklarımızı işgal edebildi. Ve bu süreçte vahşi işkenceler ve toplu katliamlar yaptılar. Her yerde sivillere işkenceler yaptılar. Bu gün Buça’da yaşanan vahşetin aynısı, Çeçenya’nın her yerinde oldu.

Örneğin, hiçbir asker bulunmayan bir Çeçen köyü olan Samaşki’yi tamamen kuşattılar. Canlı olan hayvanlara bile ateş ettiler. Herhangi bir evden ses çıktığı anda, içeride kim olduğuna bile bakmadan anında bombalar ve silahlarla saldırıp, kim varsa yok ettiler. Ukrayna’da herkese “faşist” dediklerine bakmayın. Gerçek faşistler Ruslardır; çünkü başka bir insan onlar gibi davranamaz.

Ruslar tüm bu katliamları, karşımızda aciz kaldıkları için yaptılar. Onlara karşı çok iyi savaştık  ve onlar da bunun karşılığında sivillere saldırarak katliamlar gerçekleştirdiler. Caharkale’ye (Grozni) saldırdıklarında da hiçbir hedef gözetmediler. Piyade ve iç güvenlik birimlerinin arkasından gelen en seçkin(!) birlikleri olan OMON, o tarihte orada bulunan Ermeni, Yahudi, Rus, Ukraynalı; kim varsa katlettiler.

1997’de babanız İçkerya Cumhurbaşkanı Aslan Maskhadov ve Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin arasında bir barış anlaşması imzalanmış, hemen peşinden de az önce dediğiniz gibi ikinci Rus saldırısı başlamıştı. Şu anda Ukrayna ve Rusya arasında da görüşmeler yapılıyor; sizce Ukrayna, Rusya ile bir barış anlaşması imzalamalı mı? 

Bizim kaynaklarımız çok kısıtlıydı ve bu çerçevede çok büyük kayıplar yaşadık. Rusya gibi bir barbar ordusuyla savaşacak kaynaklarımız adeta yok gibiydi. Öyle ki bir günlük ateşkes bile bizim lehimizeydi. Ukrayna’ya en kısa zamanda barışın gelmesini diliyorum. Ama Rusya’nın anlaşmalarına güvenmemeli ve inanmamalılar. Rusya ile masaya oturduğunuzda, sadece barışı değil; daha sonrası için neler hazırladıklarını da düşünmek zorundasınız. Bir yıl veya beş yıl sonrası için neler yapabileceklerini, tarih boyunca neler yaptıklarına bakarak düşünmelisiniz.

Çeçenler “bir Rus, günde dokuz kere fikrini değiştirir” derler. Tarih boyunca Rus devletinin neler yaptıklarına bakarsanız, bu sözün Rusların özeti olduğunu görürsünüz.

Birkaç Çeçen askeri taburu Ukrayna’ya yardım ediyor. Cahar Dudayev ve Şeyh Mansur taburları 2014 -2015’te de Ukrayna’da Rusya’ya karşı savaşmışlardı. Bu birliklerle irtibatınız var mı, onlara yardım sağlıyor musunuz? 

16 yıldır Norveç’te yaşıyorum. Ve elbette onlara yardım için her şeyi yapmaya çalışıyoruz. Vücut ve baş için korunma yelekleri ve ekipmanları, ilaçlar, giysiler vb. Bunları sadece Çeçen taburları için değil, Ukrayna askerleri için de gönderiyoruz. Askerlerimizin orada olmaları ve Putin ve Rusya’nın saldırganlığına direnmeleri çok güzel.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Aleksey Arestoviç, Kiev yakınlarında yaklaşık on bin civarında Kadirovcu olduğunu söylüyor. Bu rakamı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kadirovcular o kadar sayıda olsalardı her şeyi ilan ederlerdi. Bu pek inandırıcı değil. Ukrayna makamlarında böyle bir resmi rakam varsa belki bunu ciddiye alırım ama Kadirov’un bu kadar piyadesini Ukrayna’ya göndereceğini hiç sanmıyorum.

Benim edindiğim bilgilere göre Ukrayna’da Çeçen kökenli sadece birkaç yüz Kadirovcu var. Bunlar da elit birliklerden askerler değiller. Bunların bazılarının zorla gönderildikleri, bazılarının da para için Ukrayna’ya gittiklerine dair elimizde bilgiler var. Annelerin çocuklarını göndermek istemediklerini ama engel olamadıklarını da biliyoruz.

Biz de onları bilgilendirmeye çalışıyoruz. Nereye gidiyorsunuz? Ne yapmaya çalışıyorsunuz? Rus işgalcilerin Caharkale’ye (Grozni) saldırdıklarında yaşadıklarıyla aynı şeyi yaşayacaksınız. Tankların içinde kim olduğuna bakılmayacak; hepsi birlikte yanacak.

Bu arada Ukrayna’daki Kadirovculara “Tik Tok askerleri” denilerek alay ediliyor. Neden bu duruma düştüler?

Sanki bir şeyler yapabileceklermiş ve elit birliklermiş gibi kasten ön plana çıkarıldılar. Ama hiçbir şey yapamazlar. Çünkü onlar sadece, savunmasız durumdaki kendi insanlarına işkence yapmak ve baskı altında tutmak için eğitilmiş korkaklar. Bu güne kadar sadece bunu yaptılar.

Gerçek bir savaşın içine sürüldüklerinde bir şey yapamadıkları için, trafik ışıklarına veya boş binalara ateş ederken video çekip, savaşıyormuş gibi yapıyorlar. Bu yüzden onlara Tik Tok askeri diyorlar.

Ramzan Kadirov birçok kez Ukrayna’da olduğunu iddia etti. Önce Gostomel, sonra Mariupol’de oldu söylendi. Aynı zamanda bir Rus petrol istasyonunda dua ettiği fotoğrafı yayınlandı. Çeçen geleneklerine göre, haksız bir saldırganlık yapan böyle bir adama ne denir? Çeçenler onun davranışlarını nasıl değerlendiriyorlar? 

Onu sadece bir palyaço olarak görüyoruz. Dediğiniz gibi Ukrayna’da onun fotoğrafındaki gibi bir petrol istasyonu yok. O sadece, bütün birliklerin bulunduğu Rostov’a gitti. Sadece orada bulundu. Kadirov’un, Ukrayna savaş olan herhangi bir yere gitmeye cesaret edemeyeceğinden eminim. Zaten ateş ve gerçek tehlike olan bir yere gitmesine izin de vermezler. Ona ve yaptığı kalleşliklere ihtiyacı olanlar onu kaybetmek istemezler.

Kadirovcular tarafından yaratılan “Ahmet güçtür” sloganı hakkında ne düşünüyorsunuz? Çeçenler bu slogana nasıl bakıyorlar? 

Sadece komik. Biz Müslümanız ve hangi gerçek bir Çeçen’e sorsanız böyle bir sloganı kabul etmeyeceğini görürsünüz. Müslümanlar için güç Allah’ın yanındadır; bunların bahsettiği güç hangi güç, ne tür bir güç? Bizim için Allah’tan başka bir güç yok. Bunlar sirk palyaçoları gibiler. Çeçenlerin onun hakkındaki düşünceleri böyle. Doğrusu onun hakkında konuşmaya bile değmez.

Kadirov’un çok kötü Çeçence konuştuğu söyleniyor, bu doğru mu?

Evet doğru. Çeçence konuştuğu söyleniyor ama ben bazen ne dediğini bile anlamıyorum. Bence o, kafasında sorunlar olan bir ruh hastası. Çünkü ancak böyle hasta bir insan için zihninde diğer insanların anlayabileceği cümleler kurup bunları söylemek zor veya imkansızdır.

Biz Çeçenler aramızda onun Çeçen olmadığını söylüyoruz. Çünkü hiçbir Çeçen böyle alenen kendi halkını küçük düşürmez. Bazı sözde Çeçenlerin Ukrayna’ya gelip Ukraynalılarla savaşmak istemesi de her şeyden önce Çeçenlere hakarettir. Ukraynalılar Çeçenlere ne yaptı? Bir Çeçen, atalarını yüzlerce yıldır öldüren, Sibirya sürgünü gibi sürgünlere gönderen bir düşmanın tarafını nasıl tutabilir? Nasıl böyle bir düşmanın hizmetine girebilir?

Son zamanlarda Kadirov, Putin’in sözcüsü Peskov’u eleştiriyor. Rusya Federasyonu’ndaki yetkililerin durumu sarsılırsa, Rusya Federasyonu’nun, Kadirov’un Putin’e meydan okuyabileceği ihtimalini değerlendirdiğini düşünüyor musunuz? 

Bazı yetkililere meydan okuyabilir ve Putin bunun için onu affedebilir ama Putin’e karşı meydan okuyamaz. Çünkü Putin’in, Suriye ve Ukrayna’da gördüğünüz gibi Kadirov gibi birine ihtiyacı var. Yani aralarında sadece dostluk yok; dostluktan öte bir ilişkileri var.

Kadirov, Putin için kullanılabilir olmaktan çıkarsa, daha fazla küstahlaşır ve kontrolden çıkarsa, Putin onu tasfiye edebilir mi?

İtiraf etmeliyim ki bu çok mümkün. Hatta Putin onu bu gün ortadan kaldırsa şaşırmam. Çünkü Kadirov, Putin açısından artık gereğinden çok şey bilen biri. Zaten onun babasını öldüren de Ruslardı. Baba Kadirov’u öldüren bizim direnişimiz değildi.

Peki Putin ölürse, Kadirov’un Rusya’nın başı olma şansı var mı? 

Böyle bir ihtimal olduğunu düşünmüyorum. Onun böyle bir planının olduğunu da düşünmüyorum. Putin’den sonra ne olacağı zaten şimdiden bellidir. Ama şu olabilir: Putin ölür, Kadirov da ölür.

Ukrayna’ya niçin geldiniz? Zelenski ile görüşmeyi planlıyor musunuz?

Turist olarak gelmediğimi söyleyebilirim. Buraya savaş olduğu için geldim. Hem Kiev ve hem de diğer şehirlere birçok kez gidip geldim. Ukrayna için mümkün olan her şeyi yapmak isterim.

Elbette Zelenski ve diğer yetkililerle tanışmak isterim. Hem bizim için hem de onlar için faydası olabilecek hususlar var. Ayrıca, Çeçen Cumhuriyeti İçkerya Başsavcılığı’nın, Rusya’nın İçkerya’da işlediği savaş suçlarıyla ilgili eksiksiz bir raporu da yanımızda getirdik.

Bu rapor, Rusya’nın Lahey’de incelenen suçlarına ek delil olarak kullanılabilir mi? 

Evet, sanırım kullanılabilir. Ayrıca bu suçlarla ilgili birçok video içeriği ve isim listeleri de var. Hatta birlikte çalışabiliriz. Bu rapor, bizim Başsavcılık tarafından Başkan’a sunulmuştur. İçerisinde Rusya’nın işlediği suçlar, olay yerleri, görüntüler, isimler vb. var.

Bugün biz Çeçenler ve Ukraynalılar, Rus işgalcilerin işlediği suçlar için birlikte bir şeyler yapabiliriz.

Sizce Ukrayna, Rusya’ya bağlı Kadirov hükümetine karşı, sürgündeki İçkerya Hükümeti’ni meşru olarak tanımalı mı?

Tanıma söz konusu olduğunda, dünyadaki tüm insanların artık gerçek teröristin kim olduğunu görmeye başlamaları iyi bir şey. İçkerya hiçbir savaşın başlamasından sorumlu değil. Biz de topraklarımızda barış istedik ve barış teklif ettik. Ama babam, savaşı durdurmak için barış isterken öldürüldü. Rusya’nın ne anlam ifade ettiğini düşünün; barış isterken öldürülüyorsunuz…

Ukrayna, bahsettiğiniz gibi İçkerya’yı tanırsa bu bizim için iyi olur. Bir çok konuda da Çeçenlere faydalı olur.

İçkerya’nın başkanı kim olabilir?

Kimin lider olacağını halk belirler. Ben tüm halkımız adına konuşamam ama bu kişi bulunacaktır. Seçim yapmalı ve halkın cumhurbaşkanı seçmesini sağlamalıyız. Şu anda yaşadığımız şartlar bunu gerektiriyor.

Bu arada eklemeliyim ki, bizim bütün devlet başkanlarımız Rusya tarafından öldürüldü; hepsi cephede şehit oldu.

Avrupa’da yaşamanıza rağmen Rusya size de zulmetti. Başınızdan bazı olaylar geçti. Bunlar devam ediyor mu? 

Bugüne kadar baskı ve tehditler hiç bitmedi. Örneğin Magomed Daudov’un sözleri. O, Kadirov’un ofisinde “annesinin ve kız kardeşinin nerede olduğunu biliyoruz” dedi.

Geçenlerde de Norveç’te para karşılığında beni öldürecek bir adam bulmuşlardı. Yani böyle şeyler. Ama onlarla mücadele ediyorum.

Çeçen muhalefeti şimdi bir devrim gerçekleştirecek güçte mi?

Bence yeterli gücümüz var. Neyimiz eksik? Biz, hiçbir destek görmeden savaşmak gibi bir tecrübeye sahibiz. Allah’a şükür; insanların gerçek teröristin kim olduğunu görecekleri zaman geldi! Putin’den bahsediyorum!

Anastasia Svetlevskaya, Dmitry Svyatnenko 

Yazan Editör - May 1 2022. Kategori Dünya, Gündem, Politika, Türk İslam. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

Göndermeden önce alttaki eksik işlemi tamamlayınız. *

Ebed Bizimdir - Kuzey Kafkasya bölgesi ağırlıklı olarak, Türk-İslam coğrafyasından özel haberler, yorumlar ve makaleler.