Çeçen Komutan Müslim Çeberloy Konuştu

Uzun süredir Ukrayna’da yaşayan, Çeçenlerin önde gelen isimlerinden ve Şeyh Mansur Taburu savaşçılarının lideri olan Müslim Çeberloy, son zamanlarda yaşanan gelişmelerle ilgili olarak Zakir Magomedov isimli gazeteci ile konuştu.

Soru: Ramzan Kadirov başınıza 500 bin USD ödül vadetmiş, ne düşünüyorsunuz?

Cevap: Bunu ilk kez duyuyorum. Doğrusu bu masallara ayıracak hiç vaktim yok. Bahsettiğiniz kişi Putin’in bir kölesi. Hep onun askeri olduğunu ve onun için ölmeye hazır olduğunu söyledi ama şimdi evinde oturup uzaktan bizleri tehdit ediyor ama savaşmaları için başkalarına para dağıtıyor. Başkalarının genç çocuklarını savaşa yollayacağına, sözünün arkasında dursun ve kendi lordlarını (Magomed Daudov vb.) yanına alıp kendi buraya gelsin. O zaman biz de onu ne yapacağımızı söyleyeceğiz.

Soru: Ekibiniz kaç kişiden ve kimlerden oluşuyor?

Cevap: Kaç kişi olduğumuz askeri bilgi olduğundan bunu söylemeyeceğim. Ancak bizim Şeyh Mansur Taburu, 2014’te Donbas’ta çatışmalar sürerken kuruldu. Kuruluş aşamasında taburumuzun çoğu Çeçen’di ve bu yüzden Şeyh Mansur Taburu adını verdik. Sonra aramıza Kafkasya’nın her yerinden insanlar katılmaya başladı. İnguşlar, Dağıstanlılar, Kabardeyler, Balkarlar, Çerkesler, Azerbaycanlılar, Asetinler zaman zaman aramıza katıldılar. Her Kafkasyalı halktan kimi zaman birkaç kişi, kimi zaman birkaç düzine kişi aramıza katılıp, gelip gittiler.  Şu anda da Avrupa’dan sayısı sürekli artan ve çok sayıda insan bize başvuruda bulunuyor. Bu yüzden yeni askeri gruplar oluşturuyoruz. Ve bunlar Putin’le, Kadirov’la ve Lukaşenko’yla hesaplaşmaya hazırlar. Başka kim var?

Soru: Müslüman bir Çeçen olarak neden bu savaştasınız?

Cevap: Bize kalsa, dünyanın hiçbir yerinde bir dakikalık savaş bile istemiyoruz. Ama maalesef bu savaş bize dayatıldı. Biz, 90’lı yıllarda Sovyetler Birliği dağılırken, diğer bazı Sovyetler Birliği cumhuriyetleri gibi bağımsızlığımızı ve egemenliğimizi ilan ettik ve kendi devletimizi kurduk. O günlerden bu yana Rusya ile sorunlarımız sürüyor. 1991-92’de sabotajlar ve çeşitli saldırılarla karşılaştık. Ben o günlerde bu sürece dahil oldum. 1994 yılında önce Çeçenistan içerisinde silahlı muhalif bir grup oluşturarak devletimize saldıran Rusya, bunu başaramayınca bu kez yine 1994 yılının 11 Aralık günü ülkemize doğrudan saldırıya geçti. Aradan çok zaman geçti ve bu savaş halen sürüyor.

Bütün dünyanın bildiği gibi birinci savaşı 1996’da biz kazandık ve Rusya’yı yendik. 1999’da başlayan ikinci saldırıda ise Rusya içimizdeki hata ve eksiklikleri kullandı. İçkerya ve Rusya arasında iki devlet olarak anlaşmalar imzalanmasına rağmen bunlar oldu.

Sonrasında, çeşitli sebeplerden dolayı ülkemizden ayrılmak zorunda kaldık. Dört cumhurbaşkanımızı kaybettik. Tüm komuta kadrosu çeşitli yerlere çekildiler; bunların bir kısmı geri döndü. 2014’te Ukrayna’da savaş patlak verdiğindeyse Ukrayna’nın yanında savaşmaya ve ortak düşmanımızı yenmeye karar verdik.

Soru: 2014’teki çatışmalardan bir süre sonra ekibinizden bazıları sorun yaşamaya başladı ve Ukrayna Devleti’nin yaptırımlarına maruz kaldılar. Şimdi bu konuda Ukrayna’nın size verdiği bir garanti var mı?

Cevap: Hayır yok. Bu nedenle şu anda buradaki konumumuzu yasal bir çerçeveye oturtmak için çeşitli anlaşmalar yapmaya çalışıyoruz. Ayrıca o sorunların neden ortaya çıktığını da biliyoruz.

Soru: Neden?

Cevap: 2016-17’de Minsk’te Rusya ve Ukrayna arasında ateşkes ilan edildiğinde aslında Rusya, Kiev’e ve Ukrayna’nın diğer bölgelerine saldırı için hazırlık yapmaya başlamıştı. Biz o zaman Ukrayna Ordusu ve güvenlik birimlerine bu ateşkesin savaşı bitirmeyeceğini, Rusya’nın aynı şeyleri daha önce bizim topraklarımızda yaptığını bildirdik. Onlara, Rusya ile bir savaş çıkacağına inanmasalar bile bunun için hazırlık yapmaları gerektiğini ifade ettik.

Bütün bunlar Ukrayna güvenlik birimleri tarafından “evet biliyoruz, farkındayız” diye cevaplandı ama hiçbir hazırlık yapmadıklarını görüyorduk. Hatta artık huzura kavuştuklarını düşünerek, yabancı savaşçı denilen bizleri Ukrayna’dan temizlemek istediler. FSB bu işi gizlice yapabilmek için çeşitli polis birimlerine çok yüksek miktarlarda rüşvetler dağıttı ve 2018 ve 2020’de iki savaşçımız Ukrayna Gizli Servisi tarafından Rusya’ya iade edildi. İade edilen iki savaşçımızın bize ihanet etmeleri durumunda, geri kalanlarımızın çözülüp kendiliğinden dağılacağımızı ve Ukrayna’dan böylece “temizleneceğimizi” öngörmüşlerdi.

Ancak biz bunun Rus Gizli Servisi FSB’nin bir operasyonu olduğunu bildiğimizden Ukrayna’yı terk etmedik. Ve Ukrayna Gizli Servisi’ne kendimiz başvurarak “bir suçumuz varsa işte buradayız bize bunu ispat edin” dedik. Onlar ise bu operasyondan haberlerinin olmadığını söyleyip kendileri durumu araştırmaya başladılar. Ama Ukrayna Gizli Servisi bile bu operasyonun en başına kadar ulaşamadı. Biz ise bu operasyonun FSB ve Kadirov ortak operasyonu olduğunu çok iyi biliyorduk. Aynı şeyi Ukrayna polisi, sınır muhafaza birimleri ve göçmen servisleriyle de görüştük. Hepsinden aynı cevabı aldık: Bu operasyondan haberimiz yok. Bu yüzden Ukrayna’yı terk etmedik. Son zamanlarda ise bize eğer istersek Ukrayna’yı terk edebileceğimiz, Türkiye veya bir Avrupa ülkesine gidebileceğimiz söylendi. Ama Rusya belasının geleceğini bilerek burada kaldık ve Ukraynalılarla birlikte Rusya’ya karşı savaşma kararı aldık.

Soru: Sizin asıl düşmanınız kim? Rusya? Ruslar? Kadirov? Putin?

Cevap: Bu noktada benim asıl düşmanım Putin, onun rejimi ve kadrosudur. Kadirov kim? Onu siz gazeteciler, sanki bağımsız ve güçlü bir lidermiş gibi çok büyüttünüz. O sadece Putin’in bir hizmetçisi. Bu yüzden siz “Çeçenler Ukrayna’ya girdi, Çeçenler Ukrayna’ya saldırdı” dediğinizde rahatsız oluyoruz. Çeçenler, Ukrayna’ya girmediler ve saldırmadılar. Çeçenler, tarih boyunca Ukrayna’ya saldırmadılar ve hiçbir zaman da saldırmayacaklar. Biz safkan Çeçenler bu söylentilere çok gücendik. Rusya ile iki savaş yaşayan Çeçenler, bir milyon olan nüfuslarının 300 binini kaybettiler. Yaklaşık 300 bin Çeçen de ülkesini terk etmek zorunda kaldı. Sizin bahsettikleriniz ise kendilerine Çeçen diyen piçler. Bu piçler sadece Putin’in uşakları.

Kadirov eğer Çeçen ise nasıl oluyor da yüzölçümü Lugansk’tan daha küçük olan Çeçenya topraklarında durabiliyor? Durabiliyor çünkü onu, Çeçenya’yı kuşatmış olarak bekleyen 100 bin kişilik Rus ordusu her zaman koruyor. Onlar olmadan Kadirov bir hiçtir. Eğer onlar olmasa, halen Çeçen topraklarında adeta rehin tutulan insanlar, onu çok basit bir şekilde tükürükleriyle boğar ve öldürürler. Ama o, yıllardır Çeçen topraklarını kuşatmış olarak duran 100 bin kişilik Rus ordusuna güvenerek, arkalarında saklanıyor ve kendisini aklamak için söyleyebildiği tek şey olan Çeçenistan’ı restore ettiğini söyleyip duruyor.

Soru: Neden şimdi her yerde Kadirov’un adamları görünüyor? Birçok videoda ölmüş Kafkasyalı askerler görünüyor ama perde arkasında Kadirovcu oldukları konuşuluyor. Örneğin 2014’te durum böyle değildi.

Cevap: Çünkü 2008’de Rusya Gürcistan’a saldırdığında 56. Ordu Tskhinvali’ye girdi. Gürcüler karşı koyup savaştılar. Bunun üzerine orada Kadirovculara izin verildi ve Vostok Taburu oraya girip Tskhinvali’yi ele geçirdi. O günden beri de dövüş köpekleri olarak sürekli eğitildiler.

Soru: Ama Vostok Taburu denen birliğin başında o zamanlar Yamadayevler vardı?

Cevap: Evet ama bunun ne önemi var? Başlarında Yamadayev vardı ama o da bir Kadirovcuydu. Kadirov ailesi, Yamadayevler ve benzerlerinin yardımıyla iktidara geldi. Daha sonra Kadirov ailesi güçlenince onları öldürdüler. Yamadayevler bu oyunda kullanıldılar; yoksa Kadirov ailesinin böyle iktidarı ele geçirebilecek bir fırsatı da gücü de yoktu. Yamadayev ailesi ilk savaşta bizimle birlikteydi. Beş ya da altı kardeşlerdi ve çok acımasız savaşçılardı.

Kadirovcular güçlenip büyüdükten sonra 2014 yılında buraya geçmek istediler. 200-300 kişilik bir birlik olarak geldiler ama vuruldular ve bu yüzden savaş iştahları kaçınca geri çekildiler. Ancak tamamen geri çekilmek için değil hazırlanmak geri alındılar. Bu hazırlık için Suriye’ye gönderildiler. Suriye onlar için iyi bir eğitim alanı olacaktı. Bütün bunları Putin hazırlıyordu ve onun ilerideki hedefi şuydu: Kadirovcular gelecek, herkes dehşetle bir yere dağılacak ve Rusya her hedefine, daha harekete geçer geçmez ulaşacaktı. Bu planı bugün görüyoruz. Ama sadece tarlalara yayılmış tavuk sürüleri gibi oradan oraya taşınıyorlar. Ölüyorlar ama yenilerini getiriyorlar. Ve bu sistemin içerisinde artık sadece sözde Çeçenler yok; Kafkasya’nın her yerinden insan toplayıp Kadirov’a bağlı birlikler olarak buralara sürüyorlar.

Putin neden bugüne kadar Kadirov’un bütün kanunsuzluklarına izin verdi? Neden onlar herhangi şehre gittiklerinde belediye başkanları ve yardımcıları Kadirov’dan özür dilemek zorunda kaldı? Bunlara hep bugünler için göz yumuldu. Tüm insanlarda Kadirovcuların yenilmez, güçlü ve her istediklerini yapabilecekleri algısı oluşturuldu.

Soru: Lviv yakınlarında Avrupa’dan gelen Çeçen savaşçıların olduğu bilgisi var. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Cevap: Biz sadece kişisel olarak tanıdığımız veya çeşitli kriterlere göre tamamen güvendiğimiz kişileri birliğimize alıyoruz. Bu yüzden birçoğunun aramıza katılma isteğini reddetmek zorunda kaldık. Bu yüzden muhtemelen birçok savaşçı başka yerlere yöneldiler. Her zaman ve her durumda birbirimize karışmak zorunluluğu yoktur. Onlar da başka kadrolar kuracaklardır. Ne kadar çok birliğimiz olursa daha iyi olabilir. Bu bizim için kolaylaştırıcı olacaktır.

Soru: Çeçen Cumhuriyeti İçkerya’nın Başbakanı Ahmed Zakayev, Çeçen savaşçılara sizin gibi birliklere katılım çağrısı yaptı. Onlarla temas halinde misin?

Cevap: Evet bazı konularda telefonla temas kuruyoruz. Gönüllüler için çağrısını da biliyor ve destekliyoruz. Ama bir noktaya da dikkat çekmek istiyoruz. Bunun ileride sorunlara yol açmaması için birtakım anlaşmalar gerekiyor.

Biz buraya 2014’te alelacele geldik. Ukrayna ile anlaşmalarımız sadece sözlüydü. Bizi buraya yardım için çağıran ve sadece sözlü anlaşma yaptığımız kimi gizli servis yetkililerinden bazıları istifa etti, görev yerleri değişti vb. Şu anda bile bunların sıkıntısını yaşıyoruz. Bunların tekrar etmesini önlemek için de görüşmeler yürütüyoruz. Her şey yasalara uygun olmalı ve bazı anlaşılmaz insanlar da bu boşlukları kullanarak buralara gelememeli. Birbirimize güvenebilmeliyiz.

Soru: Rus ordusunda ölen Çeçenlerin sayısı hakkında bir bilginiz var mı?

Cevap: Kesin bir bilgimiz yok ama Kadirovcuların açıkladıkları rakamlar da tamamen yalan ve saçmalık. Yüzlercesinin cesedi oraya gönderilmedi. Cesetler ya burada ya da Belarus’ta morglarda saklanıp bekletiliyorlar. Bu yüzden biz Kadirov’a sesleniyoruz. Eğer bizi ya da birilerini bitirmek istiyorsan, bu çocukları ölüme göndereceğine kendin buraya gel. Neden orada Rus ordusunun arkasında saklanıyorsun korkak?

Soru: Kadirov, gerektiğinde dünyanın her yerinden gelebilecek 70 bin kişinin olduğunu söyledi.

Cevap: Bu 70 bin kişiyi toplayabileceğini ama kendisi evde otururken hepsini buraya göndereceğini söyleyen adam sadece korkaktır. Ben savaşçılarımı kendi gidemeyeceğim yere göndermem. Onlarla aynı siperde dururum. Onlarla aynı yemeği yer, aynı yerde uyurum. Benden çok daha genç ve enerjik olmalarına rağmen onlarla keşfe çıkıyorum. Genç oldukları için onlara ayak uydurmam zor olmasına rağmen onları yalnız göndermiyorum, zor ama bunları yapıyorum. Evimde otururken birilerini bir yerlere gönderip, sonra kaç tanesinin geri gelebileceğini bekleyemem. Ama bu imansız kendi evinde otururken, Rusya için başka çocukları savaşa gönderiyor. Ben ona tekrar söylüyorum. Korka korka evinde otururken başka çocukları buraya göndermesin. Madem öyle toplayabileceği bu 70 bin kişiyi toplasın, onu koruyan 100 bin kişilik Rus ordusunu da bu 70 bine katsın buraya gelsin. Biz buradayız. Kaçmadık. Onu burada bekliyoruz.

Soru: Bazı makalelerde Ukraynalıların Çeçenya’da savaşarak İçkerya Devleti’nin bağımsızlığını korudukları, sizin de bunun bedelini ödediğiniz iddia ediliyor. Çeçenya’da savaşan Ukraynalılar var mıydı?

Cevap: Ben hiçbir yerde böyle bir şey söylemedim ve söylemem. Ukraynalılar 1994 yılında kendi iradeleriyle Çeçenistan’a geldiler ve ellerinden geldiği kadar yardım ettiler. Saşko Beliy, müfrezesiyle birlikte İçkerya Devleti’nin bağımsızlığını savunurken ona şu soruyu sordular: “Siz Hristiyan’sınız ama Çeçenler Müslüman. Sizi buraya bağlayan nedir? Neden Çeçenlere yardım etmeye geldiniz?” O da şöyle cevap verdi: “Buraya geldik çünkü Çeçenler savaşmasaydı Ruslar Ukrayna’ya geleceklerdi. Çeçenler bu savaşla, Ukrayna’ya saldırıyı da geciktirdi. Onlara yardım etmek zorundayız.” Ukraynalıların 1994-95’te dedikleri tam olarak buydu.

Biz de buraya Zelenski veya Poroşenko bayrakları taşıyarak bir partiyi desteklemeye gelmedik. Buraya Ukrayna halkına yardım için geldik. Ukrayna’nın, Rusya hakimiyeti altına girmemesini ve bağımsız olmasını istiyoruz. Ukrayna düşerse, eski SSCB’nin tüm cumhuriyetleri düşecek ve buralardaki insanların özgürlük umutları tükenecek. Ama bugün Ukrayna ayakta kalırsa bu herkes için bir şans olacak. Bugün hadiselere bu açıdan bakarsak, ilerisi için daha fazlasını da görebiliriz. Hiçbir zaman düşmanlık içinde olmadık, gelecekte de olacağımızı sanmıyorum. Biz Kremlin’in belini kırmayı umuyoruz. Bizce bu, Kafkasya’mızın ve tüm mazlumların kurtuluşunu başlatacak.

 

Yazan Editör - Mar 11 2022. Kategori Dünya, Gündem, Politika. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

Göndermeden önce alttaki eksik işlemi tamamlayınız. *

Ebed Bizimdir - Kuzey Kafkasya bölgesi ağırlıklı olarak, Türk-İslam coğrafyasından özel haberler, yorumlar ve makaleler.
Gay Cams Livejasmin.com Wpadvanced Newspaper Theme