$ DOLAR → Alış: 5,74 / Satış: 5,76
€ EURO → Alış: 6,54 / Satış: 6,56

Başbakan Zakayev’in Röportajı Üzerine

Başbakan Zakayev’in Röportajı Üzerine
  • 16.01.2019
  • 213 kez okundu

Son günlerde, Çeçen İçkerya Cumhuriyeti’nin sürgündeki başbakanı Akhmet Zakayev’in verdiği bir röportaj nedeniyle, birçok kesim şaşırmış durumda.

Türkiye’de bulunan Çeçen İçkerya Cumhuriyeti Fahri Konsolosluğu’nun, röportajın Türkçe çevirisini henüz yayınlamamış (kısa sürede yayınlayacaklarını ifade ettiler) olması da, Türkiye’de yaşayan Çeçenlerin ve Kuzey Kafkasya kökenli çok sayıda insanın kafasını karıştırmaya devam ediyor.

Önce Akhmed Zakayev’in kim olduğunu kısaca tekrar hatırlamakta yarar var.

Zakayev, Çeçenlerin 9 boyuna (tuxum) mensup klanlara (teip) dahil olmadığı söylenen Çinğoy (Чинхой) isimli Çeçen klanına mensup bir ailenin ferdi. Cahar Dudayev, Aslan Maskhadov ve diğer liderler gibi o da, Çeçenler’in Stalin tarafından 1944 yılında sürgüne gönderildiği topraklarda, 26 Nisan 1959’da Kazakistan’ doğdu.

Sanat eğitimi aldı. İlerleyen yıllarda, tiyatro ve sinema sanatçısı olarak birçok faaliyetlerde bulundu. 1991 yılında Çeçen Tiyatro Sanatçıları Başkanlığı yaptı. Cahar Dudayev ve bağımsızlık ilanıyla birlikte, 1994 yılında Çeçen İçkerya Cumhuriyeti Kültür Bakanı oldu. Rusya’nın Çeçenya’ya saldırısıyla birlikte silah kuşanıp orduya katıldı.

Akhmed Zakayev, savaşa ünlü Çeçen bölge komutanlarından şehit Hamzat Gelayev’in birlikleri dahilinde katıldı. İlerleyen zamanlarda sanatçılığı yanında askeri yetenekleriyle de dikkat çeken bir isim oldu. Rusların darmadağın olduğu Grozny harekatında yer aldı. Daha sonra çeşitli cephelerdeki fedakarlıkları ve başarıları neticesinde Tuğgeneral rütbesi kazanarak, Batı İçkerya Birlikleri Kumandanı oldu. Cahar Dudayev’in şehadetinin ardından devlet başkanlığı görevini alan Zelimhan Yandarbiyev’e danışmanlık yaptı. Rusya’nın, Çeçenler karşısında yenilgiyi kabul edip masaya oturmak zorunda kaldığı dönemde, Rusya ile müzakereleri yürüten ekibin içindeydi.

Barış döneminde halk oyuyla seçilen devlet başkanı Aslan Maskhadov hükümetinde de yer aldı. Aslan Maskhadov, Akhmed Zakayev’i özel temsilcisi olarak atadı ve o dönem Rusya ile müzakereleri o yürüttü. Zakayev, birinci savaş sonrası Çeçenya’da devlet otoritesine zorluk çıkaran silahlı ve başıboş Selefi gruplara karşı çıktı. Silahlı Selefi grupların varlığının Moskova’nın işine geldiğini öne sürerek, bu sorunu çözmek için politik hamlelerde bulundu ve Vahhabizm isimli bir kitap yazdı.

2000 yılında bir trafik kazası geçirerek yurt dışına çıkmak zorunda kaldı. Tedavi sürecinin uzun sürmesi onun artık Çeçenya’ya dönememesine sebep oldu, zira aynı dönem ikinci Çeçen-Rus savaşı başladı ve “Selefi terör” kartını iyi kullanarak dünya kamuoyunu arkasına alan Rusya, dünya tarihinde az görülmüş, en ağır silahların kullanıldığı, tüm askeri ve ahlaki kuralları çiğneyerek başlattığı bir işgal harekatıyla, Çeçenya’nın tüm yerleşim yerlerini yok etti. Çeçen şehirlerinde sağlam bina bile kalmadı.

Çeçenya’ya geri dönemeyen Zakayev, ikinci savaşın devlet  başkanı Aslan Maskhadov tarafından Avrupa temsilcisi olarak atandı. Maskhadov’un şehit edilmesinin ardından devlet başkanlığı görevini üstlenen Abdulhalim Sadullayev ile de çalışan Zakayev, Sadullayev de şehit edildikten sonra görevi devralan Dokko Umarov ile sorunlar yaşadı.

Dokko Umarov ve adamları, Çeçen İçkerya Cumhuriyeti Parlamentosunu feshettiklerini açıklayıp, devlet sınırları ve alametlerini ortadan kaldırıp Kafkasya Emirliği’ni ilan ettiklerinde, bu kararları tanımayan Zakayev’e çeşitli suçlamalar yönelttiler ve kurdukları sözde şeriat mahkemesinin verdiği yakalama-yargılama kararı vb. yayınladılar. O tarihten itibaren Kafkasya Emirliği’ni tanımadığını açıklayan ve milletvekillerinin seçimiyle Çeçen İçkerya Cumhuriyeti’nin Başbakanı olarak çalışmalarını yürüten Zakayev, ikamet konusunda birçok sorunlar yaşayıp çeşitli kereler gözaltına alınsa da, 2002 yılından bu yana Avrupa’da yaşamakta.

Son röportajına geri dönecek olursak;

Her şeyden evvel Zakayev’i karakter olarak iyi tanımak veya anlamak gerekiyor.

Akhmed Zakayev, mevcut durumu ve hadiseleri, ileride yaşanabilecek birçok ihtimal çerçevesinde ve çok boyutlu olarak düşünüp değerlendirebilen, hepsinden ötesi “realiteyi” tespit etmekte cesur davranan bir devlet adamı portresi çiziyor. Bunu daha önce yaşanan birçok gelişmede de gören içeride ve dışarıdaki Çeçenler, bu yüzden Zakayev’i seviyor.

Kendisi de, henüz halk oyuyla seçilmediği için, kendisine başbakan demeyip, Bakanlar Kurulu Başkanı diyecek hassasiyete ve devlet ahlakına sahip. Bu özelliğinden de anlıyoruz ki Zakayev, kendi kendilerini general, emir vb. atayan birçok isim gibi devlet terbiyesinden nasipsiz bir maceraperest değil.

Son röportajı da, onun bu özellikleri dikkate alınarak değerlendirilmeli.

Peki Zakayev ne yapmaya çalışıyor? Mücadelesinden vazgeçip, Kadirov ve federasyon yanlısı olarak saf mı değiştiriyor?

Elbette hayır.

Zakayev, Kadirov ve Rusya ilişkilerini değerlendirirken, temennilerini değil, tespitlerini dile getiriyor. Birçoklarının yaptığı gibi, temennilerini ve hayallerini politik üslupla süsleyip hamasi nutuklar çekmiyor.

Röportajı objektif ve dikkatli incelediğimizde, savaş döneminde nüfusu 350.000 kişiye kadar düşmüş Çeçenlerin hem Rusya ve hem de Kadirov için bir tehdit olmadığını ama kısa sürede 1,5 milyona ulaşan yeni nesil Çeçen toplumunun, artık Rusya için yeniden potansiyel tehlike arz ettiğini, hatta Kadirov’un bile bu potansiyel yüzünden Moskova ile ilişkilerinin renginin, kendi istemese bile, belki de zorunlu olarak daha milliyetçi bir renge dönüşmeye başladığından bahsediyor.

Aslına bakılırsa Zakayev, “Kadirov’a şükran!” derken, askerliği yanında sanatçı kişiliğiyle de doğru orantılı olarak, bunu imalı bir üslupla söylüyor. Bize göre böyle.

Henüz röportajın resmi Türkçe çevirisi olmadığı için, biz bu kısa değerlendirme yazısında hata da yapmış olabiliriz. Ama ortada olan bir gerçek var. Sadece Rusya değil, Müslüman ülkeler de dahil bütün dünyanın el ele vererek nüfusunu adeta yok ettiği Çeçenler, küllerinden yeniden doğuyor. Rusya’nın soykırım politikaları, artık ilkel bir kabile değil bir millet olduklarının farkında olan Çeçenleri yok edemedi ve edemeyecek, çünkü hayatın kendi kuralları tıkır tıkır işliyor.

Gerek Rusya ve gerekse Kadirov, isteseler de istemeseler de bu kurallara uymak zorunda kalacak. Ve şimdi bu kurallar, insanları ve şehirleri yok edilse de, milli bilinci yok edilemeyen Çeçenleri yeniden tarih sahnesine çıkarmaya hazırlanıyor.

Zakayev, Kadirov’a bu yüzden şükran(!) duyuyor ve dile getiriyor.

Bu şükrana(!) kimin ne anlam yükleyeceğiyse Çeçenleri hiç alakadar etmiyor. Çünkü onlar için, Rusya tarafından tarihte belki de benzeri olmayan katliamlar yaşarken görmezden gelen dünyanın başka seslerinin bir ehemmiyeti yok.

Ebed Bizimdir

 

Facebook ile yorum yapın:

Etiketler: Ahmet Zakayev / Akhmed Zakayev / Çeçenistan / Çeçenya / Ichkeria / İçkerya / Kadirov / Kadyrov / russia / Rusya

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Göndermeden önce alttaki eksik işlemi tamamlayınız. *