Necip Fazıl Kısakürek Amerikacı mıydı?

Necip Fazıl Kısakürek Amerikacı mıydı?
  • 27.09.2018
  • 102 kez okundu

Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in kendisini, fikirlerini, dünya görüşünü ve mücadelesini hiçbir şekilde bilmediği halde onun hakkında karalama kampanyaları yürütenlerin en sık kullandığı iftiralardan biri de, onun bir Amerika hayranı ve Amerika yanlısı olduğudur.

Bu iftiraya gerekçe olarak ta, konuya vakıf olan herkesin bildiği şeyler var… Yani yeni bir şey yok…

Üstad, Büyük Doğu dünya görüşünün yayın organı Büyük Doğu Dergisi’nde ve diğer eserlerinde, Türk İslam medeniyetine yeni bir nizam ve ruh teklif ederken, Büyük Doğu’dan etkilenmiş olan dönemin politikacılarına, ABD’nin Türkiye’yi adeta işgal ettiği “dönemin şartlarını” gözeterek, belli bir güce erişmeden önce Amerika’yla karşı karşıya gelmemeyi tavsiye etmiştir. (Bu tavsiyeleri kimlerin, ne kadar becerebildiği, ayrı konu.)

Zira, İnönü ve Menderes dönemlerinde kabul edilen Marshall yardımlarından sonra Türkiye’ye kabus gibi çöken ABD, Türkiye’nin iç-dış tüm işlerini şekillendirmekte; küçük bir tehlike arz eden tüm anti-emperyalist görüş ve oluşumları ise henüz direnecek ve karşı koyacak güce erişemeden, idam sehpalarına kadar giden işbirlikçi operasyonlarla yok ediyordu. Türkiye’nin yakın siyasi tarihi, bu durumun hazin örnekleriyle doludur.

Olay sadece budur…

Bugün Üstad Necip Fazıl Kısakürek hakkında “Amerika yanlısıydı” diyerek iftiralara başvuranların asıl derdi ise Amerika, emperyalizm, işgal, yozlaşma vb. değil; tam aksine, ABD’nin başını çektiği batı işgalinin karşısına dünya çapında yeni bir Türk ve İslam medeniyeti teklifi olarak duran, içte ve dışta bu yüzden onlarca yıldır vatan düşmanlarınca yok edilmeye çalışılan Büyük Doğu dünya görüşü ve onu tarihi, felsefi, ekonomik vb. her alanda lif lif açarak niçinini; pratiğini göstererek te nasılını ortaya koyan Salih Mirzabeyoğlu ve İBDA fikir sistemidir.

Çünkü, eğer bu kesimler samimi olsalardı, Necip Fazıl ve Salih Mirzabeyoğlu’na çamur atmak yerine, hayatlarında bir kerecik olsun Marshall yardımlarını, ABD askeri üslerini, ekonomimiz ve güvenliğimizin nasıl ABD’ye bağımlı hale getirildiğini, aziz vatanın ABD’ye nasıl ve hangi basiretsiz veya art niyetli kesimler tarafından adeta peşkeş çekildiğini eleştirir, bunları dert edinirlerdi.

Özetle ve tekrarla bitirecek olursak;

Üstad Necip Fazıl Kısakürek, Büyük Doğu dünya görüşünü benimsemiş bazı politikacılara “yaşadıkları dönemin ABD işgal şartlarını” gözeterek, örneklerini yakın tarihte görebileceğimiz “imha edilme” riskine karşı, belli bir güce erişmeden ABD ile karşı karşıya gelmemeyi, içeriden ve dışarıdan örülen bu işgal duvarını yıkacak güce erişince mücadeleye girişmeyi tavsiye etmiştir.

Bu kesimler ve tipler, eğer bir nebze haysiyetleri ve yiğitlikleri varsa, eğer ABD işgali çerçevesinde eleştirecek isim(ler) arıyorlarsa, (tekrar ediyoruz) Marshall yardımları, yabancı okullarının açılması, ekonomi ve güvenliğimizin ABD bağımlı olmaya başladığı vb. dönemden itibaren tarihi yeniden okumalılar.

Tabii dediğimiz gibi; eğer bir nebze haysiyetleri varsa.

Ebed Bizimdir

 

Facebook ile yorum yapın:

Etiketler: Necip Fazıl Kısakürek / Salih Mirzabeyoğlu

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Göndermeden önce alttaki eksik işlemi tamamlayınız. *