$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:

Kuzey Kafkasya Notları – 13

Şamil İGDE
Şamil İGDE
  • 11.08.2018
  • 147 kez okundu

Çeçen İçkerya Cumhuriyeti Devlet Başkanı Aslan Maskhadov’a bağlı askeri birliklerin kumandanı Şamil Basayev’in bizzat kendisi tarafından idare edilip, yine kendisinin de fiilen askerleriyle birlikte savaşarak başında bulunduğu Nazran operasyonu, tıpkı meşhur Caharkale (Grozni) operasyonu gibi, Çeçen-Rus savaşları tarihinin benzersiz zaferlerinden biridir.

Nazran operasyonunun asıl adı Çeçence “Bekham” yani İntikam operasyonudur. Ancak operasyonun İnguşetya genelindeki  kentindeki devlet binalarının neredeyse tümünün ele geçirilmesiyle neticelenen bu muhteşem harekat dünya kamuoyunda Nazran operasyonu olarak anılmıştır. İsminden çok, askeri literatüre geçecek mükemmellikte ve hayran kalınacak bir sürat ve nizam içerisinde düzenlenen bu harekat, unutulmaması ve sürekli incelenmesi gereken bir konudur.

Operasyon Nasıl ve Niçin Gerçekleşti?

Bekham operasyonu, ikinci Çeçen – Rus savaşı olarak bilinen dönemde, 2004 yılında gerçekleşti. İkinci Çeçen – Rus savaşının başladığı tarih 2000 yılı olarak kabul edilir. Her ne kadar aslında Çeçenler ve Rusya arasındaki savaş hiç kesilmediyse de, hadiseler incelenirken böyle bir ayrım yapma ihtiyacı doğmuştur. 1996 yılında Çeçen ve Rus hükümetleri arasında imzalanan “Hasavyurt ateşkes ve barış antlaşması” çatışmalara kısmen ara verdiği için bu ayrımı yapmakta bizce de bir mahzur yok.

Aslında Çeçenlerle aynı soya mansup olan İnguşlar (Çeçence isimleri Ğalğay) Dudayev’in yürüttüğü birinci bağımsızlık savaşı dönemine kadar Çeçen-İnguş Cumhuriyeti birliğine mensuplardı ve aynı devlet çatısı altındalardı. Hatta birinci savaş döneminde Dudayev’i destekliyorladı. Ancak sonradan çatışmalar sürerken Çeçen İnguş Cumhuriyeti’nden koparak, İnguşetya (Ğalğayçüö) adıyla kendi özerk bölgelerini kurdular ve Rusya Federasyonu’na bağlandılar.

İlk zamanlar soydaşları olan Çeçenlerle sorun yaşamayan, İnguşetya (Ğalğayçüö), Rusya yanlısı yeni yetkililerin başa geçmesiyle, soydaşları olan Çeçen savaşçılara karşı olan politikalarını ve tutumlarını sertleştirdi.

Kuşkusuz İnguş halkı işbirlikçi yöneticiler gibi düşünmüyordu ve soydaşlarının bağımsızlık mücadelesini destekliyorlardı ama İkinci Çeçen – Rus savaşı döneminde İnguşetya’nın başındaki Rusya yanlısı çete, soydaşları olan Çeçenlere karşı Ruslardan farklı bir çizgide değildi.

Şamil Basayev’in yakın arkadaşı ve o dönemde hiç kimsenin hakkında hiç birşey bilmediği esrarengiz bir savaşçı olan Ğalğay kökenli İnguşetya bölgesi komutanı Magas Ali’nin (bir işbirlikçinin ihanetiyle esir edilmiştir ve halen Rusya zindanlarındadır) onlarca operasyonuna rağmen, İnguş yetkililer Çeçen bağımsızlık savaşı kadrolarına olan düşmanlıklarını gün geçtikçe artırdılar.

Aslan Maskhadov, Şamil Basayev ve silah arkadaşları, hem stratejik olarak önemli bir bölge olan İnguşetya’yı bu işbirlikçi kadrodan temizlemek, hem de cepheyi birinci savaşta olduğu gibi genişletmek maksadıyla, Çeçen savaşçılar arasında Bekham Operasyonu adı verilen büyük bir operasyon planladılar.

Başta da dediğimiz gibi, bu harekat dikkatle incelenirse, literatüre geçecek ve askeri okullarda ders olarak okutulacak kadar mükemmeldir.

21 Haziran 2004’te Şamil Basayev’in kumandasındaki askeri birlikler, önceden tesbit edilen güvenlikli yollardan İnguşetya’ya sızdılar.

İnguşetya (Ğalğayçüö) sözde devlet başkanı Murat Zyazikov ve sırtını yasladığı Rus işgalciler, emniyet hissi içerisinde yaşamlarına devam ederlerken, kurt sürüleri gibi gecenin karanlığını yararak ortaya çıkan savaşçılar harekete geçtiler.

Operasyon, 21 Haziran 2004 tarihinde saat 22.00 sularında, İnguşetya’nın Rusya Federasyonu’da bağlı olan İçişleri Bakanlığı (MVD) binasına düzenlenen bombalı saldırıyla başladı.

MVD binasına düzenlenen saldırıyla eşzamanlı olarak, İnguşetya’nın çeşitli yerlerinde taktik saldırılar düzenlendi.

Yerel kaynakların çoğunun anlatımlarına göre, harekat başlar başlamaz, başta Murat Zyazikov olmak üzere, İnguşetya’nın Rus yanlısı süslü kahramanları daha ilk dakikalarda ortadan yok oldular. Ya Rusya sınırına yakın bölgelerdeki sığınaklarına kaçtılar ya da yerlerinin tespit edilmemesi için bulundukları bölgelerde kimseye görünmeden saklandılar.

Basayev’in idaresindeki çoğu Çeçen ve İnguş mücahitlerden müteşekkil birlikler, organize bir şekilde Rus Gizli Servisi FSB ve İnguşetya devlet kurumlarının neredeyse bütün binalarını kuşatarak tesirsiz hale getirip, bir çoğunu doğrudan ele geçirdiler.

Bakü-Rostov karayolu, Karabulak, Nazran, Troysok, Slepsovski, Ordzhonikidzevskaya gibi kritik şehirler ve bölgelerdeki Rus ve Rus yanlısı birlikler bu organize saldırıya dayanamayıp kısa sürede dağıldılar.

Saldırı öylesine mükemmeldi ki, yerel tanıkların ifadelerine göre İnguş halkı Rus boyunduruğundan kurtulmak için, bağımsızlık savaşçılarına yardım etmeye, hatta yollarda kontrol noktaları kurmaya başladılar. O tarihin haberlerinde, başları yeşil bantlı insanların yollara çıktıkları ve araç kontrolleri yaptıkları, sloganlar attıkları anlatıldı.

Birkaç saat içerisinde Karabulak’ta çok fazla sayıda OMON isimli özel Rus birliği mensubu yok edildi. Nazran’daki birliklerde, 30’dan fazla silahlı yerel işbirlikçi vurularak imha edildi, kalan kısmı kaçtı. Yerel sakinler basına, yollarda cansız yatan onlarca FSB ve İçişleri’ne bağlı üniformalı askerlerin cesetlerinden bahsettiler. Nazran ve Troitsky hava alanı bölgesindeki Rus Sınır Koruma Birlikleri müdahaleye kalkışsalar da, kısa sürede darmadağın oldular. Batıdaki Magas şehrine kadar ilerlemeyi planlayan bağımsızlık askerleri, teknik sebeplerle bundan vazgeçtiler.

Dönemin Rus yanlısı devlet başkanı, “Rusya Cesaret Madalyası” sahibi Murat Zyazikov’dan, gece boyunca haber alınamadı. Rusya Cesaret Madalyası sahibi “anlı şanlı” Murat Zyazikov, sırtını yasladığı Rus ordu birliklerinin dağıldığı haberlerini alınca, ordusunun başına geçmek yerine saklandı, gece boyu ondan haber alınamadı.

Bu büyük ve Kafkas – Rus savaşları tarihine geçen harekat 23 haziran 2004 tarihinde tamamen bitti. Bağımsızlık savaşçıları, harekatı planlı bir şekilde sona erdirip, ele geçirdikleri ganimetlere Çeçenya’ya çekildiler.

Şamil Basayev’in verdiği bilgilere göre bu operasyonu yalnızca 570 kişilik bir güç göğüs göğüse çarpışarak gerçekleştirdi. Bazı küçük birlikler de savunma, koruma-kollama, geri çekilme, ulaşım, iletişim ve istihkam görevlerini yerine getirdiler.

Nazran’daki İçişleri Bakanlığı binası da dahil olmak üzere, çeşitli işgal üslerinden binlerce tabanca, binlerce piyade tüfeği, yüzlerce makineli tüfek, roketatar, mayın, araçlar dolusu muhtelif istihkam malzemeleri, el bombaları ve milyonlarca mermi ele geçirilerek Çeçenistan’daki, Aslan Maskhadov komutasındaki askeri merkezlere sevk edildi.

Başkumandan Aslan Maskhadov, Devlet Başkanı sıfatıyla operasyon hakkında bir bildiri yayınladı. Aslan Maskhadov kısaca şunları söyledi:

“İnguşetya’da Rusya işgal ordusuna yönelik operasyona, ÇİC ordusunun Sunja, İnguşetya ve Açhoy-Martan birimleri katıldı. Harekata toplam 950 kişilik askeri birlik katıldı. Silahlı çatışmalar 600 kişi civarında bir askeri birlik tarafından yürütüldü. Bu birliğin içerisinde bir de özel operasyon grubu vardı. Kalan askerlerimiz, İnguşetya’dan geri çekilme yollarını korumaktaydı.

Askeri operasyonun ana hedefine 8 saatte ulaşıldı. Bu süreçte, İnguşetya tamamen kontrol altına alındı. Bölgedeki tüm Rus birlikleri kuşatıldı. Bunların bir kısmı tamamen, bir kısmı da kısmen imha edildi. Bazı birlikler ise kuşatılarak hareket edemez hale getirildi. Operasyon, Şamil Basayev ve Dokka Umarov’un komuta ettiği birliklerimiz sayesinde yürütüldü.”

Harekat sonrası, ele geçirilen silah, mühimmat ve askeri malzemelerin nakledilmesi sırasında çekilen bir video kaydında konuşan ve oldukça neşeli olduğu görülen Şamil Basayev, Rusya ordusu ve yerel işbirlikçi çeteye bağlı birliklerle, tebessüm eden bir yüz ifadesiyle ve alay eden mimikleriyle şunları söyledi:

“Mücahitlerimiz bu harekatı başarıyla sonuçlandırdı. Allah’a hamd olsun. Ama asıl problemimiz şu ki, bu kadar silahı ve mühimmatı taşıyacak kadar kamyonumuz yok…”

Kumandan Basayev, geride imrenilecek zaferler ve hiç unutulmayacak bir örnek olarak 10 Temmuz 2006 yılında, İnguşetya’da askeri konvoyuyla seyir halindeyken yaşanan bir patlama sonucu şehit düştü.

Allah O’ndan razı olsun.

Şamil İGDE

 

Şamil İGDE

Son Karar ve Genç Adam dergilerinde yazdı. 1990’lı yıllarda, Büyük Doğu-İBDA fikir hareketi taraftarlarına düzenlenen 28 Şubat süreci operasyonlarndan birinde gözaltına alındı. 2010 yılına kadar toplam üç kez cezaevine konuldu. İş adamı. Evli ve 2 çocuk babası. Çeçen kökenli ve Sivas’lı. Ebed Bizimdir sitesinin kurucusu.

Facebook ile yorum yapın:

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Göndermeden önce alttaki eksik işlemi tamamlayınız. *