15 Temmuz Darbesi ve Adımlar Dergisi

15 Temmuz Darbesi ve Adımlar Dergisi
  • 14.07.2018
  • 429 kez okundu

Yetkililer ve siyasal iktidara yakın duran çevrelerin, “muhalif ve kendine has siyasi çizgisi” sebebiyle, 15 Temmuz darbe girişimi sürecinin ilk hedeflerinden biri olan Adımlar Dergisi’ne düzenlenen ve Ünsal Zor’un şehit olduğu, Ali Osman Zor, Aydın Alkan, Cüneyt Karan ve Salih Sevim’in yaralandığı bombalı saldırıyı görmezden gelmelerinin üzerinden 3 yıldan fazla zaman geçti.

Bilindiği gibi her darbe veya darbe girişimi öncesi, darbenin planı ve teknik alt yapısı hazırlanırken, buna paralel olarak bir şiddet veya terör dalgası oluşturularak, toplumda kırılmalar, keskin kutuplaşmalar, çatışmalar oluşturulur. Yakın tarihimizde yaşanan darbelere bakıldığında da hep aynı şeyler; darbeye gerekçe olacak kanlı olaylar, bu olaylar üzerinden oluşturulacak kutuplaşmalardan hasıl olacak muhtemel çatışmalardan faydalanma planları vb.  görürüz.

15 Temmuz darbe sürecini de dikkatli ve tarafsız bir gözle incelediğimizde, savcı Selim Kiraz’ın şehit edilmesi, Adımlar Dergisi’nin bombalanarak Ünsal Zor’un şehit edilmesi, İstanbul’da emniyet güçlerine düzenlenen saldırıların peşpeşeliğini ve bu olaylarla hedeflenenin ne olduğunu görmemek imkansızdır.

Bu dediklerimiz elbette basiret sahibi, vicdanlı ve adil gözler için bir şey ifade ediyor. Bunun dışındaki insan tipi için bu olaylar, sadece birkaç gün magazin haberi olup, sonra unutulmuş adli vakalardan ibaret.

Adımlar Dergisi’ne düzenlenen bu saldırıyı, neden bugün gündeme getirmek istediğimize gelirsek…

Darbe girişimi sonrası başlayan mahkemeler bu günlerde sonuçlanmaya ve karara bağlanmaya başladı. Ama ne hazindir ki, bu darbe sürecini hazırlayanların ilk hedeflerinden biri olan Adımlar Dergisi saldırısı, darbe sürecini okuyamayan veya süreci okuyabildiği halde kasıtlı olarak Adımlar Dergisi saldırısını gözardı edenler tarafından gündeme bile getirilmedi. Araştırmalar, soruşturmalar ve duruşmaların hızla karara bağlanmaya gittiği bu günlerde de durum aynı.

Oysa şunu unutuyorlar; bizim kanaatimize göre, Adımlar Dergisi ve dergi çevresi bu tuzağa düşüp, bu saldırı üzerinden hedef gösterilmeye çalışılan veya bir menfaat uğruna bilerek kendini hedefe yerleştiren ve bir kitlenin temsilcisi olduğunu iddia eden çevrelere “bir şekilde” misillemede bulunsaydı, darbe gerekçelerinden biri daha gerçekleşmiş olacaktı. Ama Adımlar Dergisi bu tuzağa düşmeyerek ve hiçbir başka yörüngeye girmeyerek tavrını muhafaza etmeyi başardı.

Kısaca…

Adımlar Dergisi’yle muhtelif siyasi meselelerdeki “düşünce farklılıklarımıza” rağmen, dergiye düzenlenen alçakça saldırının 15 Temmuz darbe girişimi süreciyle alakasını göre göre buna sessiz kalmak aşağılık bir tavır olacağı için, hakikati söylemek adına olayın gündeme getirilmesini istiyoruz. Bunun zor olduğunu bilmemize rağmen… Zira hakikati göre göre susmak ta alçaklıktır…

O dönem Adımlar Dergisi yazar kadrosunda bulunan sitemizin kurucusu Şamil İgde’nin de saat farkıyla dergide olmadığı için atlattığı bu saldırıyı, bugün halen süren ve bitmeye doğru hızla seyreden 15 Temmuz darbe mahkemelerinden ve darbe sürecinin hazırlık hedeflerinden ayrı tutulmasını adil bir tavır olarak görmüyoruz.

Dökülen kana ve verilen şehide rağmen, Salih Mirzabeyoğlu’nun şehadetinin hemen sonrasında Adımlar Dergisi çevresine saldırıya geçen sözde fikren yakın(!) çevrelerin alçaklığını ve yıllardır içlerinde büyütüp Salih Mirzabeyoğlu dünyada yaşıyorken kusamadıkları kin ve nefretlerini bugün rahatça kustuklarını da ayrıca tarihe not düşüyoruz.

Salih Mirzabeyoğlu’nun konferansının başlığını tekrar hatırlatıyoruz:

Adalet Mutlak’a…

 

Facebook ile yorum yapın:

Etiketler: 15 Temmuz / Adımlar Dergisi / Darbe / Mirzabeyoğlu / Ünsal Zor

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Göndermeden önce alttaki eksik işlemi tamamlayınız. *