Kuzey Kafkasya Yazıları – 6

Şamil İGDE
Şamil İGDE
  • 06.06.2017
  • 147 kez okundu

Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti ve Enver Paşa

Kafkas Milleti’nin ilk milli birlik projesi ve ilk ciddi devletleşme girişimi olan Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti’nin kuruluş ve dağılışından bahsederken, Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti’nin kurucu kadrosunun, Osmanlı ve İstanbul ile ilişkilerini yürüten heyetinin, Enver Paşa’nın himaye ve desteğiyle hareket ettiğini, bağımsızlık ilanından hemen önce, Enver Paşa ile görüşerek  gizlice İstanbul’a geçtiklerini, İstanbul’da bağımsızlık girişiminin nihai kararlarının alındığını ve sonrasında da bağımsızlık ilanının yapıldığını aktarmıştık.

Ancak konunun ve bağımsızlık ilanı hadisesinin içerisinde, Enver Paşa gibi önemli bir şahsiyetten özellikle bahsetmek ve bu yüzden Enver Paşa’yı, kısaca da olsa, özel olarak anmak icap ediyor…

Çünkü Enver Paşa, Türkiye’de resmi tarihin üzerini örttüğü büyük bir asker, fedakar bir lider, sınırları Çin Seddi’nden Tuna’ya kadar uzanan bir coğrafyada “vücut bulacak” olan bir idealin başkomutanıdır. Bizim onu unutmamız, hatırasının üzerini örtenlerden olmamız söz konusu olamaz.

Konuya doğrudan girecek olursak…

Herkesin malumu olduğu üzere; sözde Osmanlıcı ve hilafetçi ama özde devşirme-İngilizcilere göre, Enver çılgın, basiretsiz ve maceraperest, hilafet düşmanı bir Alman hayranıdır.

Yine sözde vatanperver ama özde Amerikancı, batıcı, mandacı milliyetsizlere göreyse Enver, Sarıkamış’ta Türk askerini hezimete uğratmış, Alman hayranı bir haindir.

Bütün bir millet, neredeyse bir asır, bu ve benzeri yalanlarla uyutulmuştur.

Oysa tarihin sayfaları dikkatle incelenirse, Enver Paşa’ya Alman hayranı, çılgın, maceraperest gibi alçakça ithamlarda bulunanların istisnasız hepsinin aslında İngiltere veya Amerika hayranı mandacılar oldukları, ekserisinin dönemin İngiliz köleliğine razı saray devşirmeleri oldukları hemen görülecektir. Bu tipler, aslında imparatorluğun bekası için canını dişine takmış olan Enver Paşa’yı yerden yere vururlarken, bir yandan da Abdülhamitçi görünmektedirler.

Ama güneş balçıkla sıvanmıyor.

Hayatlarında, bir mahalle kavgasında bir yumruk bile sallayamamış korkak, ezik, sünepe kalemşörlerin…

Kendilerini çeşitli nedenlerden dolayı siyasete vurmuş, orta yaş üzeri, kalbi kırık, mahzun, analist ablaların…

Ve “piyasa” şartlarında bir şekilde “ses çıkarabilmeyi” başarabilmiş benzeri vasıfsız tiplerin her fırsatta Enver Paşa’yı ve mücadelesini karalama girişimine karşılık; her dönemde ve Türkistan’dan Kafkaslara, Hazar’dan Balkanlara kadar her kardeş toprakta, Enver Paşa’nın yaptıklarına şahit olup, yapmak istediklerini tarihe not düşen insanlar da olmuştur, olacaktır.

İşte bunlardan biri de, Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti’ni ilan eden kadronun içinden bir isim; Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti’nin milli savunma gibi çeşitli kritik görevlerinde bulunmuş olan, Osetya doğumlu Ali Han Kantemir’dir.

Ali Han Kantemir, Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti’nin kuruluş aşamalarındaki komitelerde görev yapmış, Dağıstan’a geçerek bağımsızlık ayaklanmasına katılmış, ömrünü Kafkasya’nın istiklaline adamış, İstanbul’a göçmüş, Osmanlı-Rus anlaşmalarından sonra, Kafkasyalıların yaşadıkları bazı sıkıntılar yüzünden Avrupa’ya gitmek zorunda kalmış, nihayetinde vatanından çok uzaklarda, Münih’te ölmüş bir mücadele adamıdır.

O, bugün hiçbir risk almaya yanaşmadan, ferah ferah yaşadıkları evlerinden, hayatları boyunca ateş hattında yaşamış insanları eleştiren sünepeler gibi atıp tutmamış, bizzat mücadelenin içinden tarihe notlar düşmüştür. Şartların çetinliğine rağmen, çökmekte olan imparatorluğu kardeş topraklarla birleştirmeyi planlayan Enver Paşa’nın emrindeki Kafkas İslam Ordusu’nun, şimşek hızıyla hareket edip önce Azerbaycan, sonra da Dağıstan’a girmesin şahit olup, mücadelenin başını çeken kadronun içinde yer almış bir mücadele adamı olarak, Enver Paşa hakkında şu sözleri söylemiş, Enver Paşa’yı ve mücadelesini bilinmezliğe mahkum etmek isteyen asıl hainlerin ve korkakların suratına bir tokat gibi çarpmıştır:

“Türkiye’de onun hakkında ne düşünülürse düşünülsün, Enver Paşa her Türkistanlı tarafından saygıyla anılır. Türkistanlılar onu çok sevmiş ve saymışlardır:  Enver Paşa yabancı bir ülkede değil, kendi anavatanında kardeş vatanda, Türkler ve Türklük için ölmüştür. Enver Paşa 42 yıllık hayatının 10 ayını Türkistan’da, Türkistan’ın gelecekte bağımsızlığına kavuşması inancı ile, özgürlük mücadelelerinin birliğini sağlama çabası ile ve hiç yorulma bilmeyen savaş azmi ile yaşamıştır.”(*)

(*)Dr. Baymirza Hayit (Basmacılar-Türkistan Milli Mücadele Tarihi, TDV, 1997)

(Devam edecek…)

 

 

 

Şamil İGDE

Son Karar ve Genç Adam dergilerinde yazdı. 1990’lı yıllarda, Büyük Doğu-İBDA fikir hareketi taraftarlarına düzenlenen 28 Şubat süreci operasyonlarndan birinde gözaltına alındı. 2010 yılına kadar toplam üç kez cezaevine konuldu. İş adamı. Evli ve 2 çocuk babası. Çeçen kökenli ve Sivas’lı. Ebed Bizimdir sitesinin kurucusu.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Göndermeden önce alttaki eksik işlemi tamamlayınız. *