‘KİT’ler Ve Üvey Evlat Sendromu

Hüseyin KARYAĞDI
Hüseyin KARYAĞDI
  • 22.03.2018
  • 1.237 kez okundu

Daha önce de belirttiğim gibi, aslında siyasi çekişme içerikli konulara girme taraftarı değilim. Ancak konu hassas ve talep fazla olunca bu konuya değinmeden edemedim.

Taşeron işçilerin kadroya alınmaya başlaması ile, kurumlardaki sınavlar devam ediyor. Sınavlarda başarılı olanlar güvenlik soruşturmalarının ardından, bulundukları kurumlarda kadrolu olarak çalışmaya başlayacaklar.

Peki bu kadro, ömür boyu ya da memuriyet süresince size garanti veriyor mu?

İmzalanan sözleşmelerin detaylı araştırılması gerektiğini düşünüyorum; sonra güneşin arkası kar olmasın da… O kadar kişinin devlet güvencesine geçiş ile yaşadığı mutluluğa, KİT’lerde çalışan kardeşlerimin ne zaman katılacağı merak konusu. Sanki onlar da hak ediyor… Emek var, hak var ya hani…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Tokat mitingi dahil bir çok mitingde, devlette taşeron kalmayacağını belirtmesine rağmen halen resmî bir gelişmenin olmaması ya da işlerin ağırdan alınıyor gibi görünmesi, bir çok devlet kurumunun özelleştirileceği anlamını taşıyor. Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi yoluna gidilmesi gibi, KİT’lerin büyük kısmında da bu yolun izleneceğini mi düşünelim? Bu konuda birinci ağızdan açıklamalar olmadığı için her şey havada kalıyor.

Ya Reis söylüyor ama vekiller ağırdan alıyor ve hiyerarşide problem var; ya da Reis te biliyor ama gündemi oyalamalarla geçiştiriyor.

Dedim ya; kayda değer ve kesin bir açıklama olmadığı için her şey havada.

Madem taşeron yok; devlette kadro denilen ve aslında kurumla şahıs arasındaki sözleşme aracı yok; devlet var, çalışan var.

Adı her ne olursa olsun, KİT diye ayrılan kurumlarda çalışan kardeşlerimin de öyle yada böyle, verilen emeğin ve kanunun doğrultusunda kadroya geçirilmeleri, analarının ak sütü gibi helaldir.

KİT’lere üvey evlat muamelesinin sebeplerini bilmediğimiz için, nasıl bir politika izlendiğini de bilmiyoruz. Bir politika var mı onu da bilmiyoruz ya neyse…

Kanun çalışmaları, hazine hesapları bunlar, yalandan işler.

Kardeşim sen KİT’lere kadro vermek istiyor musun istemiyor musun? Sen onu söyle…

İnsanların emekleri ile oynamayalım.

En kötüsü; insanların hayallerini çalmayalım.

Her insan bir vatandaş; bir vatandaş, anne, baba. Yani senin geleceğin, namusun, temiz elin, güvencen.

Bu yüzden, KİT’lere üvey evlat muamelesi yerine, vatandaş muamelesi yapılması gerektiğini düşünüyorum.

Ona, şuna, buna varsa; KİT’te çalışan kardeşime de var.

Bir hak varsa; KİT de çalışan kardeşime de var.

Emek varsa; KİT’te çalışan kardeşimin de var.

Yani var oğlu var işte…

Bu işin fazla uzamadan, politikanın tozlu raflarında unutulmadan ivedilikle sonuçlanması, herkes için iyi olacaktır. İnsanlar da hayallerini ona göre şekillendirecek, bir hayat kuracaklar…

KİT’lerde çalışan kardeşlerim; inşallah her şey umduğunuz gibi olur ve siz de davullu zurnalı bayram yaparsınız.

Seçim zamanlarında size verilen sözlerin arkasında durmaları için, vekillerinizle irtibatı koparmayın.

Söz namustur ya hani…

Ne diyordu Recep Tayyip Erdoğan, Tokat il kongresinde:

“Biz sözü bir kere söyleriz. KİT’lerinde BİT’lerinde kadroları, normal taşeron gibi değil, çalıştıkları yerle aynı sistemde olacak!”

Demişti!

Hayırlı haberler almanız umudu ile…

HÜSEYİN KARYAĞDI

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Göndermeden önce alttaki eksik işlemi tamamlayınız. *