Cihat Özbolat ve İğfal Edilen Adalet

Şamil İGDE
Şamil İGDE
  • 02.03.2018
  • 332 kez okundu

Cihat Özbolat davası, 28 Şubat post-modern darbe dönemi ve sürecinde, hukukun ve adaletin nasıl ırzına geçildiğinin en açık görüldüğü siyasi davalardan biridir.

Ayrıntısı basında defalarca, belki yüzlerce kez yazılıp çizildiği için, biz sadece memleketin kanını emen bir güruhun 28 Şubat sürecindei adaletin ve hukukun ırzına nasıl geçtiğini, Cihat Özbolat davasının en can alıcı ayrıntısıyla ve kısaca anlatacağız.

Kısaca şöyle olmuştur:

28 Şubat darbesi gerçekleşmiş, Erbakan hükümeti devrilmiştir. Tam da o günlerde Cihat Özbolat mahkemeye çıkarılır. Hakkında bir bombalama eylemi iddiası vardır. O dönem yani 90’lı yıllar, Fettoşçu sözde polislerin, Siyasi Şube’de örgütlendiği ve hakimiyet kurduğu bir dönemdir. Cihat’a işkenceyle imzalattırdıkları evraklara bu hayali bombalama eylemini koymuşlardır.

Çünkü, adamlar öyle rahat ve pervasız bir şekilde adaletin ırzına geçiyorlardır ki; öyle bir eylemin olup olmadığı bile onlar için önemli değildir. Nasıl olsa onlar işkenceyle imza attırıyorlardır ve nasıl olsa adliyelerde onların icat ettikleri hayali eylemler üzerinden iddianame düzenleyen sözde savcılar vardır. Ki bunların bir kısmı, pislikleri ortaya çıkınca yurt dışına kaçmışlardır.

Bu şartlar altında hazırlanan iddianameyi önüne alan DGM heyeti Cihat Özbolat’a sorar:

-Şu bombalama eylemini anlat.

Cihat cevap verir:

-Ne anlatayım? Ben öyle bir eylem yapmadım. İşkenceyle imzalatılan kağıtlarda ne yazıldığını bile bilmiyorum.

Mahkeme heyeti Cihat’a inanmaz. Siyasi Şube’nin Fettoşçu memurlarının iddia ettiği eylemi bu kez eylemin olduğu iddia edilen yerin emniyet birimine sorar.

Emniyet birimi resmi yazıyla DGM’ye cevap verir:

-Bizim sorumluluk alanımız içindeki bu mıntıkada sorduğunuz gibi bir eylem hiç bir tarihte gerçekleşmemiştir!

Bu gelişme üzerine ailesi Cihat’ın serbest kalacağını düşünerek sevinir.

Çünkü devletin kolluk gücü, resmi yazıyla mahkemeye demiştir ki: Bu olay işlenmedi ve dolayısıyla ortada bir suç yok!

Ama DGM heyeti adaletin nasıl ırzına geçileceğini, tarihi bir karar vererek gösterir:

“Suçu sabit görülmüştür, sanığın idamına…”

Cihat o günden bu yana, tam 23 yıldır hapishanede ölüme terk edilmiştir.

Meselenin 28 Şubat işkencelerinden daha utanç duyulacak tarafı şudur ki, darbelerle ve adaletsizliklerle hesaplaşıldığı iddia edilen yaşadığımız şu günlerde, bir tane namuslu yetkili çıkıp, dava dosyasının içerisinde apaçık duran bu işkenceyi ve zulmü dile getirip gerekeni yapmamakta.

Bize göre bu korkak, umursamaz ve görmezden gelmeci bu tavır, en az 28 Şubat döneminin işkencecileri kadar onursuzcadır.

Peki ne yapılmalıdır?

Resmi evraklarda halen işlenmedii yazılı halde duran bir suçtan dolayı bir insan idam cezasına çarptırılabiliyorsa, zaten bu cezayı verebilen, görmezden gelen, 23 yıldır oralı olmayan güruhtan adalet beklemek, komik ve abesle iştigaldir.

Bizce bu mesele bir siyasetçinin, bürokratın veya kahpe düzenin çarklarını ilah bellemişlerin çözeceği bir mesele değildir. Bu meseleye el atacak kişinin önce erkek olması gerekmektedir. Ondan sonra yapılması gereken şey zaten kendiliğinden yapılacaktır.

Cihat ve Cihat gibi zulüm altında gençlikleri yok olmuşların hesabını kahbe düzenden soracak bir erkek ortaya çıkana kadar, kanaatimiz odur ki, yapanların “1000 yıl sürecek” dediği 28 Şubat isimli bu zulüm, gerçekten 1000 yıl sürecektir.

Bu arada, bu zulüm vesilesiyle (elbette istisnalar hariç olmak üzere) Kafkas kökenli milyonlarca insana da dokunmadan geçemeyeceğim; 28 Şubat’ın gençliğini elinden çaldığı Cihat Özbolat, Dağıstan muhaciri bir ailenin çocuğu olması hasebiyle herkesten önce sizin sahip çıkmanız gereken bir isimdir. Düğünde, dernekte bir araya gelmek için yarışan sizler, kendi kardeşiniz ve memleketinizin çocuğu olan Cihat Özbolat’a sahip çıkmayarak, söz sahibi olduğunuz yerlerde bu adaletsizliği ve zulmü dile getirmeyerek, sınavda kaldınız. Kalmaya da devam edeceksiniz. Sustukça, görmezden geldikçe, bu zulmün utancı ve vebali yakanıza yapışacaktır. Bunu da böylece bilmelisiniz.

Allah, yiğidi namerde muhtaç etmesin. Amin.

Şamil İĞDE

 

Facebook hesabınız ile yorum yapın:
Şamil İGDE

Son Karar ve Genç Adam dergilerinde yazdı. 1990’lı yıllarda, Büyük Doğu-İBDA fikir hareketi taraftarlarına düzenlenen 28 Şubat süreci operasyonlarndan birinde gözaltına alındı. 2010 yılına kadar toplam üç kez cezaevine konuldu. İş adamı. Evli ve 2 çocuk babası. Çeçen kökenli ve Sivas’lı. Ebed Bizimdir sitesinin kurucusu.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Göndermeden önce alttaki eksik işlemi tamamlayınız. *