$ DOLAR → Alış: 5,47 / Satış: 5,50
€ EURO → Alış: 6,15 / Satış: 6,18

Yalakalığın Reel Politiği

Yalakalığın Reel Politiği
  • 19.02.2018
  • 235 kez okundu

Bu yazıda, “reel politik” kavramının, “yalaka”lara has bir davranış ilişkisinin sergilendiği ve artık adeta sosyal bir sınıf özerkliği gösteren yalaka takımında gözlenebilen apayrı bir vakıa haline gelmiş olan, Türkiye’deki görünüşünden bahsetmek istiyorum. Bu yazıyı da bütün “yalayıp da kavuşamayanlara” ithaf ediyorum.

Kısaca reel politik; herhangi bir ideale veya kurama bağlanmaksızın, tamamiyle mevcut gerçeklere uyum sağlayarak amaçlarını gerçekleştirmeye çalışmak anlamında kullanılan Almanca bir terim… Kelimenin tanımı bu… Herhangi bir ideale bağlanmaksızın amacını gerçekleştirmek… Amaç?

Seçim zamanı millete bir ideali göstererek oy toplamaya çalışırken, seçimler geçtikten sonra reel politik kavramına sığınıp “statüko gerçekleri”nden medet umma psikolojisine bürünüvermek; böylelikle adeta durumunu “hayaller ve hayatlar” klişesine uydurarak sorumluluktan kurtulmak gibi mi?

Mesela “Fetoş”, Mavi Marmara olayında “otoriteden izin alınmalıydı” derken, onu İsrail uşağı olmakla suçlayan -ki haklılardı- fakat bugün “milli menfaat”(?) perdesi altında “İsrail ile aramızı bozmak isteyenler vatan hainidir” demeye getiren kafaların da “Fetoş beyinli” olmalarını, “reel politik”ten başka hangi kavram ışığında daha doğru anlamlandırabiliriz?

O halde bu kavramdan hareketle nasıl bir ruhiyattan bahsedebiliriz?

Reel politiğin –dahası, “ideal” mevkii verilmeye çalışılan bu anlayış ve şekliyle- mahkûmu olmanın geleceği nokta, mevcut düzen içerisinde sürekli kendine bir yer arama ve bulma işi midir?

Veyahut aranan yer bulunamadığında, bu kez en rizikosuz köşeyi “Galiba aradığım köşe buydu, evet, evet lan, burası orası, hem olmazsa ne olur baksana sıcacık!” gibi, sindirim sistemi faaliyetini hayli andıran türlü evirip kıvırmalarla tatmine ermenin mi adıdır reel politik?…

Sorular, sorular…

Bakın, size hikmet dolu bir fıkra; belki bu söz konusu ruhiyatı ifade eden bir cevap olabilir:

Adam karpuz tarlasından geçerken, bir karpuz yiyeyim demiş fakat kestiği karpuzların hiç birini beğenmemiş, hepsini bir kenara atmış, üzerilerine de işemiş ve tarladan ayrılmış. Dönüşte, yine yolu tarladan geçmiş. Üstelik aç ve susuzmuş. Varmış işediği ham karpuzların yanına. “Buna değdi, buna değmedi…” şeklindeki inanılmaz seçme kabiliyeti sayesinde, bütün karpuzları yemiş.

Bu anlayışa bu kadarı yeter. Biz reel politik fikrine karşı değiliz ancak onu, yeri ve değeri bilindikten sonra savunulacak bir kavram olarak görüyoruz. Fakat şimdilik, başlı başına bir mesele olarak karşımızda duruyor.

Reel politik kavramına da ışık tutucu hikmetler devşirebileceğimizi düşündüğüm, Salih Mirzabeyoğlu’na ait şu ölçüyle bitirelim: “İnsan ne aradığını bilmeden, bulduğunun ne olduğunu da bilmez.”

Emir YILMAZ

Kaynak: Milli Birlik Cephesi

 

Facebook ile yorum yapın:

Etiketler: İktidar / Politika / siyaset / teşkilat

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Göndermeden önce alttaki eksik işlemi tamamlayınız. *