Harita Yeniden Masada – Orhan Sarıkaya

Orhan SARIKAYA

Öncelikle şimdiye kadar söylenenleri,gösterilenleri hatta verilen demeçleri dahi tamamen unutmamız gerekiyor. Şöyle ki 2 yıl öncesine kadar 81 Musul, 82 Kerkük, IKBY Bölgesi Türkiye’ye bağlı bir EYALET olsun derken geldiğimiz nokta IKBY Referandumu öncesi ve sonrası yaşananları gördüğümüzde bölgenin tekrar şekillendiğini Haritanın yeniden çizildiğini müşahede ediyoruz.

Yıllarca IKBY Lideri Mesud Barzani’ye her türlü desteği veren Türkiye, bu desteğini IKBY Referandumu ile geri çekti. Tabi bu desteği geri çekişin arka planında IKBY Lideri Barzani’nin referandum sırasında ortaya çıkan İsrail ve PKK/PYD birlikteliği de etkendi… Gelinen son sürece baktığımızda aslında Türkiye’nin IKBY’nin bana birşey olmaz diye rahat rahat oturduğu sandalyeyi Türkiye’nin bir anda altından çekmesi olarakta niteleyebiliriz…

Peki, Referandumu gerekçe göstererek Türkiye neden Ankara Anlaşmasını uygulamaya sokmadı?

Irak’ın Şİİ İran’ın etkisin altında olduğunu herkes biliyor!

IKBY Bölgesi artık Şİİ etkisi ve kontrolüne mi girdi? Bundan sonra ne olacak?

Yine başka bir soru daha!

Başika Kampı kurulurken Terör Örgütü DEAŞ’a karşı kurulmuştu. DEAŞ bölge’den temizlendiğine göre Başika Kampı kapanacak mı?

IKBY Bölgesi ve IKBY Başkanı Mesud Barzani artık meşrutiyetini kayıp mı etti?

Sorular çok, Aceleciliğimiz ise akıllara zarar!

Her şeyden önce Türkiye neden Irak’ın bütünlüğü üzerinde durdu buna bakalım.

Türkiye, şuan hali hazırda 600 km’lik Suriye sınırı ile ciddi problemler yaşıyor. ABD ve Rusya ise DEAŞ’ı bitirme adı altında bölgeyi kan gölüne çevirmeye devam ediyor.Son dönemde İdlib bölgesine Türkiye’nin girmesi ve PKK’nın yuvası olan Afrin ile artık göz göze gelecek kadar yakınlaşılması Türkiye’nin bundan sonra ki hamleleri için son derece önem arz ediyor. Türkiye bir yandan içeride PKK Terör Örgütünü bitirmek için uğraşırken diğer yandan da PKK’yı kaynağında kurutma derdinde. Zira bu bölgelere Türkiye ağırlığını koymadığı takdirde Hatay bile artık tartışmalı hale gelecekti…

IKBY Bölgesi ile de 350 KM’lik bir sınırımız söz konusu. Suriye sınırı ve IKBY Sınırını birlikte düşündüğünüz de ise toplamda 1.000 KM’lik bir sınırı kontrol altında tutmanız gerekiyor. Ayrıca bu sınırın dış açılımını da yaptığınız takdirde toplamda 1.400 KM’lik sınırı kontrol altında tutmanız gerekiyor. Alan çok büyük düşman sayısı ise hem çok fazla hemde çok çeşitli…

1.400 KM’lik sınır bölgesinde çok çeşitli düşman ile savaşıp öte yandan bölge de yaşayan sivil halka zarar gelmemesi için azami ihtimamı göstermeniz çok zor. Türkiye ise bu noktada Hatay’ın dahi tartışmalı hale gelmesini önleyecek olan İdlib harekatı ile ilk adımı attı. Eğer bir çoğumuzun beklediği gibi hemen IKBY Bölgesine müdahale etseydi, Afrin’de Kamışlı’da ve tabiri caizse burnumuzun dibinde bulunan PKK/PYD Terör unsurları Türkiye’ye karşı bir harekat başlatacaktı. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD’ye “3.000 Tır’dan fazla askeri mühimmatı DEAŞ için yığdık diyorsunuz ama hedef Türkiye!” sözü fiilen gerçekleşecekti.

Türkiye, bir yandan yurt içinde PKK’ya terör operasyonları yaparken diğer yandan Türkiye’ye girmeye çalışacak olan PKK/PYD Terör örgütü unsurları ile savaşacak. Üstüne üstlük IKBY Bölgesinde de Peşmerge,İran Haşdi Şabi belki de Irak merkezi yönetim ile ve Terör Örgütü DEAŞ’la savaşmak zorunda kalacaktı. Tabi ki bu arada ABD,AB,Rusya ve İsrail’in bölgede ki ajanlarını da buna kattığınız da bir çok cephe de savaşıp mevcut ülke güvenliğini tehlikeye atacaktı. Zira, Irak’ın 143 milyar varillik petrolünün üçte birini elinde tutan kuzey bölgesinin ederi doğal gaz rezervleri hariç tam 2.7 trilyon dolar. Sizce bu kadar ciddi rakamlarda rezerv bulunan bir bölgeyi Dünya güçleri size biranda bırakır mı?

Türkiye, IKBY Referandumuna neden bu kadar tepki gösterdi umarım şimdi daha iyi anlaşılmıştır. Ayrıca IBY’nin referandumu öncesi ve sonrası İsrail’in aleni desteği dışında ABD’nin de el altından desteklediği referandum kartını da Türkiye gördüğü gibi Mesud Barzani’nin Referandumu meşru hale getirmek için PKK/PYD terör unsurlarını tartışmalı Kerkük bölgesine sokması Türkiye’nin aslında sessiz gibi kalıp onun yerine İran ve Irak güçlerini destekleyerek Barzani’nin Referandum hamlesini boşa çıkartmış oldu.

ilk başta dediğim gibi IKBY’nin oturduğu sandalyeyi altından çekmiş oldu.

IKBY Başkanı Mesud Barzani, Referandum ile Bağımsız Kürt Devleti kazanımı beklerken hem kendisini hemde IKBY’yi tartışmalı hale getirdi.Ayrıca yaklaşık 48 saat süren Irak ordusunun harekatı sonrası Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) elinde bulunan ve tartışmalı olarak kabul edilen bölgeleri de kaybetti. Şöyle ki 2014’te DAEŞ terörünü fırsat bilen Mesut Barzani, Kerkük, Sincar, Mahmur, Celavla ve Hanekin gibi tartışmalı bölgeleri topraklarına katıp bölgenin tapu ve nüfus müdürlüğünün kayıtlarını dahi yakıp bölgenin Kürt bölgesi olduğunu iddia etmişti. Tartışmalı referandumdan geri atmayan Barzani, 48 saat içinde bu yerleri tamamen kaybetti. Haritanın bir günde değiştiği Irak’ta sınırlar Anayasa’da belirtilen sınırlara ŞİMDİLİK dönmüş oldu.

26 Eylül 2017’de IKBY Referandum sonuçları ve Büyük İsrail makalemde “Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile 28 Eylül Perşembe günü Ankara’da bir araya gelecek. 4 Ekim’de Cumhurbaşkanı Erdoğan Tahran ziyareti yapacak ve İran Cumhurbaşkanı Ruhani ile biraraya gelecek. Bu süreçler tamamlandıktan sonra IKBY Bölgesine müdahale bekliyorum.” demiştim. Ve dediğim gibi de süreç devam ediyor…

Peki bundan sonra ne olacak?

Irak daha doğrusu İran, IKBY’nin geri çekilmek zorunda kaldığı Petrol bölgesinin üstüne oturmuş mu oldu?

Kesinlikle HAYIR.

Zira, 2014 yılında DEAŞ’tan dolayı geri çekilen Irak ordusunun ŞİMDİLİK “Tekrar eğemenliğim altına aldım.” dediği bölgenin demografik yapısı oldukça karışık. Ayrıca, Barzani ise kaybedilen bölgeler için Talabani yanlıları bizi sattı ifadesi yeniden bir müddet sonra hareketliliğin olacağının emaresi. İsrail ise Büyük İsrail emelinden vazgeçmiş değil. Öte yandan ABD’nin hala PKK/PYD Bölgesiyle IKBY Bölgesini açık açık söylemese de birleştirme ve PİYON Kürdistan hayali devam ediyor.Çünkü,Suriye’de ABD’ye göre Petrol yatakları üstüne oturmayan bir Kürdistan Devletinin kendilerine bir faydası yok ve GEREKSİZ!

Peki bundan sonra ki hamle ne olacak?

PKK/PYD, ABD ve Rusya, Suriye’de DEAŞ’ı biraz daha sıkıştıracak, Sıkışan ve elinde ciddi anlamda Askeri malzeme bulunan DEAŞ ise kaçış rotasını yine IKBY’nin terk ettiği bölgeye çevirecek. Irak merkez yönetim askerleri ve Haşdi Şabi, DEAŞ’la karşı karşıya gelecek ve Irak bölgeden tekrar geri çekilecek. DEAŞ bir müddet bölgede KONAKLAYACAK! ve sonra bölge yeniden PKK/PYD’nın sözde! baskısıyla IKBY’ye yeniden hediye edilecek!

Bunu söylemem de ki en büyük gerekçe ise Irak Başbakanı İbadi’nin “Daha önce de duyurduğum gibi federal yönetim otoritesinin tüm ülkede uygulanması sözüme hala bağlıyım.” sözünde saklı. Zira, Federal yapıdaki yerel yönetimlerin şu aşamada ÇOK ULUSLU! DEAŞ Terör Örgütüne karşı durabilecek bir gücü yok.

Türkiye işte bu nokta da devreye girecek ve bölge de güveni yeniden tesis elde etme amacıyla Musul, Kerkük bölgesine hareket edecektir…

Peki bu süreçte Türkiye neleri şekillendirecek?

Türkiye, 600 KM’lik Suriye sınırını ve Mülteci akışını kontrol altına almış olacağı gibi Başika Kampında da varlığını devam ettirecek, 81 Musul 82 Kerkük konuşacak, 84 ve 85 içinse ŞİMDİLİK! erken olsa da;

Artık Harita’nın yeniden masaya yatırılması sadece zaman meselesi…

Orhan SARIKAYA

Yazının kaynağı: https://orhansarikaya.com/index.php/2017/10/18/harita-yeniden-masada/

 

Orhan SARIKAYA Yazan - Eki 22 2017. Kategori Gündem, Orta Doğu, Politika, Yazarlar. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

Göndermeden önce alttaki eksik işlemi tamamlayınız. *

Ebed Bizimdir Özel Haber, Yorum ve Makaleler